AKK Başkanı Yılmaz: “Ankara Bir Coğrafyanın Değil, Bir İdealin Başkentidir"

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ankara’nın Başkent oluşunun 103. yılı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Yılmaz yayınladığı mesajda; Atatürk’ün bize emanet ettiği Başkenti, gelecek nesillere taşımanın bir borç olduğuna da vurgu yaptı.

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ankara’nın Başkent ilan edilmesinin 103. yılına özel, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ve ortak geleceğe olan inanca değindiği bir mesaj yayınladı.

“ANKARA, MİLLETİN GELECEĞE VERDİĞİ SÖZDÜR”

AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, konuşmalarına Başkentin yalnızca bir yönetim merkezi değil, milletin bağımsızlık iradesinin, Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin ve ortak geleceğe duyulan inancın simgesi olduğuna vurgu yaparak başladığı konuşmasında “Ankara, bir şehrin Başkent ilan edilmesinden çok daha büyük bir anlam taşır. Ankara, bir milletin kaderini değiştirme cesaretinin, bağımsız yaşama kararlılığının ve küllerinden yeniden doğuşunun adıdır” dedi.

“ANKARA, BİR COĞRAFYANIN DEĞİL, BİR İDEALİN BAŞKENTİDİR”

Ankara’nın Başkent oluşunun sadece bir kentin geleceğinin değil, bir milletin geleceğinin yönünü belirlediğine vurgu yapan Halil İbrahim Yılmaz şu ifadeleri kullandı;

“103 yıl önce bugün, yalnızca bir şehrin değil, bir milletin geleceğinin yönü belirlendi. 13 Ekim 1923, Anadolu’nun bozkırında yükselen bir şehrin başkent oluşundan ibaret değildir. O gün, bağımsızlığın teslim alınamayacağı, millet iradesinin hiçbir güç karşısında eğilmeyeceği ve geleceğin yeniden inşa edileceği bütün dünyaya ilan edilmiştir. Ankara, bir tesadüfün değil, tarihsel bir iradenin, bir coğrafyanın değil, bir ruhun başkentidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Millî Mücadele’nin karargâhı olan bu şehir, Cumhuriyet’in aklına, vicdanına ve umuduna ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle Ankara, yalnızca Türkiye’nin yönetildiği şehir değil; Türkiye’nin yeniden ayağa kalktığı, kendi kaderini kendi elleriyle yazdığı şehirdir. Ankara bir coğrafyanın değil, bir ruhun başkentidir. O ruhun adı bağımsızlık, Cumhuriyet ve millet egemenliğidir.”

“CUMHURİYET’İN BAŞKENTİNİ, DEMOKRASİNİN DE BAŞKENTİ YAPMAK ZORUNDAYIZ”

Ankara Kent Konseyi olarak, siyasi görüşümüzün Ankara olduğuna da vurgu yapan AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz konuşmalarına şu sözlerle devam etti;

“Ankara’nın en büyük gücü, sahip olduğu binalar, yollar ya da kurumlar değildir. Ankara’nın asıl gücü, farklılıklarına rağmen aynı geleceğe inanabilen insanlarıdır. Bugün Ankara’nın ihtiyacı daha fazla ayrışma değil, daha fazla dayanışmadır. Daha fazla benlik değil, daha güçlü bir bizlik bilincidir. Ankara Kent Konseyi olarak inandığımız ve yaşatmaya çalıştığımız anlayış tam da budur. Bizim partimiz Ankara’dır. Biz aynı kilimin farklı desenleriyiz. Farklı düşüncelerimiz, farklı hayatlarımız ve farklı hikâyelerimiz olabilir. Ancak hepimizin ortak paydası bu şehrin geleceğidir. Cumhuriyet’in başkenti Ankara, ortak aklın, katılımcılığın ve demokratik kültürün de başkenti olmalıdır. 103 yıl önce bağımsızlığın simgesi hâline gelen Ankara, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında katılımcı demokrasinin, toplumsal uzlaşının ve birlikte yönetme kültürünün de dünyaya örnek olduğu bir şehir olmalıdır.”

“ATATÜRK’ÜN BİZE EMANET ETTİĞİ BAŞKENT, GELECEK NESİLLERE BORCUMUZDUR”

Ankara’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alınan ve gelecek nesillere emanet edeceğimiz bir borç olduğunun altını çizen ve 103 yıl önce bir milletin kaderinin bu topraklarda değiştiğine yeniden vurgu yapan Yılmaz, konuşmalarını şöyle sonlandırdı;

“Ankara’nın sokaklarında yalnızca bir şehrin tarihi değil, bir milletin bağımsızlık mücadelesinin ayak izleri vardır. Ulus’ta Cumhuriyet’in cesareti, Birinci Meclis’te millet iradesinin gücü, Anıtkabir’de ise bir milletin kurucusuna duyduğu sonsuz minnet vardır. 103 yıl önce Ankara’yı başkent yapan irade, yokluklar içinde büyük bir gelecek kurmayı başardı. Bugün bizlere düşen, sahip olduğumuz bütün imkânları bu şehrin ve ülkemizin geleceği için seferber etmektir. Ankara bize miras kalan bir şehir olduğu kadar, henüz doğmamış çocuklara karşı taşıdığımız büyük bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak, Ankara'yı sevmekten daha fazlasını gerektirir. Ankara için üretmeyi, Ankara için birleşmeyi ve Ankara'nın geleceğine birlikte omuz vermeyi gerektirir. Bu duygu ve düşüncelerle, Ankara’nın Başkent oluşunun 103. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. 103 yıl önce bu şehirde bir milletin kaderi değişti. Şimdi görevimiz, o büyük iradeye yakışır bir geleceği hep birlikte inşa etmektir. Başkent oluşunun 103. yılı kutlu olsun Ankara! Cumhuriyet’in kalbi, bağımsızlığın simgesi, ortak geleceğimizin Başkenti nice yüzyıllara!”