Açıklamada, AYM’nin geçtiğimiz Haziran ayında engelli bireyler arasındaki ayrımcı uygulamaları iptal ettiği ve yasama organına düzenleme yapılması için süre tanıdığı hatırlatılarak, sürenin dolmak üzere olduğu belirtildi. Sürecin, Anayasa’nın eşitlik ilkesi, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ve 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Konfederasyon, engelli bireylerin karar alma süreçlerinde “nesne değil özne” olması gerektiğini vurgulayarak, demokratik katılım ilkesine dikkat çekti. Açıklamada, engellilik alanındaki düzenlemelerin kısıtlama odaklı değil, hak temelli sosyal politika anlayışı çerçevesinde ele alınması gerektiği kaydedildi.
Öte yandan, kamuoyuna yansıyan ÖTV muafiyetinin sosyal yardım modeline dönüştürülebileceğine ilişkin iddialara da değinildi. Açıklamada, ÖTV muafiyetinin bir “lütuf” değil, engelli bireylerin eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşama bağımsız katılımını sağlayan eşit vatandaşlık hakkının parçası olduğu belirtildi. Hukuk devleti ilkesinin öngörülebilirlik esasına dikkat çekilerek, hakların idari takdire bağlı hale getirilmemesi gerektiği ifade edildi.
“Suistimal” iddialarına ilişkin olarak ise denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği, ancak bunun hak kaybına yol açacak genel kısıtlamalarla değil, teknik ve idari düzenlemelerle yapılmasının önem taşıdığı vurgulandı.
Konfederasyon, araç yenileme süresinin 3 yıla indirilmesi ve istisna limitlerinin enflasyona karşı korunarak brüt asgari ücrete endekslenmesi yönünde önerilerini de kamuoyuyla paylaştı.
Açıklama, “Adalet gecikmemeli, hak geriye gitmemelidir” ifadeleriyle sona erdi.





