Dijital yayıncılığın artık yalnızca bir mecra değişimi olmadığını vurgulayan Çay, gazeteciliğin üretim ve tüketim süreçlerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Geçmişte tartışılan “basılı gazete mi, internet sitesi mi?” sorusunun geride kaldığını belirten Çay, yapay zekâ destekli arama motorları, algoritmalar ve çoklu platform yayıncılığının medya sektöründe yeni bir dönemi başlattığını ifade etti.

Dijital Medyanın Önündeki Üç Büyük Sınav

Dijital haberciliğin ekonomik sürdürülebilirlik, teknolojik entegrasyon ve etik değerler olmak üzere üç temel sınavla karşı karşıya olduğunu belirten Çay, güven unsurunun her zamankinden daha kritik hale geldiğini söyledi.

Her gün milyonlarca haberin yayımlandığını ve sosyal medya platformlarında milyarlarca verinin dolaşıma girdiğini ifade eden Çay, kullanıcıların içeriklere ayırdığı sürenin giderek azaldığını dile getirdi.

“Yanlış Bilgi Doğru Bilgiden Daha Hızlı Yayılıyor”

Dezenformasyonun dijital çağın en büyük sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Çay, yanlış bilgilerin doğru bilgilere kıyasla altı kata kadar daha hızlı yayıldığını belirtti.

Bu durumun yalnızca medya sektörünü değil, toplumsal güveni, huzuru ve kamu düzenini de doğrudan etkilediğini ifade eden Çay, haber doğrulama süreçlerinin öneminin her geçen gün arttığını kaydetti.

Haberin değerinin artık sadece hız ve tıklanma sayısıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Çay, güvenilirliğin de en az hız kadar önemli hale geldiğini söyledi.

I M G 3278

Yapay Zekâ Gazeteciliğin Yerini Alamaz

Konuşmasında yapay zekâ teknolojilerinin medya sektöründeki etkilerine de değinen Abdülkadir Çay, bu teknolojilerin haber merkezlerinin günlük çalışma süreçlerine hızla entegre olduğunu belirtti.

Yapay zekânın büyük veri setlerini kısa sürede analiz ederek önemli kolaylıklar sağladığını ifade eden Çay, editoryal sorumluluğun teknolojiye devredilemeyeceğinin altını çizdi.

“Yapay zekâ kusursuz metinler üretebilir ancak editoryal sorumluluk üstlenemez” diyen Çay, gazeteciliğin yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda hakikate bağlı kalmak anlamına geldiğini söyledi.

“Algoritmaların Vicdanı Yoktur”

Yapay zekânın etik değerlendirme yapamayacağını vurgulayan Çay, algoritmaların insan onurunu koruma, toplumsal etkileri değerlendirme veya vicdani muhakeme yürütme yeteneğine sahip olmadığını belirtti.

Verilerin arkasındaki insan hikâyelerini ve olası toplumsal sonuçları değerlendirebilecek tek unsurun insan olduğunu kaydeden Çay, son dönemde hızla gelişen sahte video, manipüle edilmiş ses kayıtları ve algoritmik dezenformasyon uygulamalarının ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti.

“Yapay Zekâ Gazetecinin Yerine Geçmemeli”

Yapay zekânın gazetecilerin yerine geçen bir unsur değil, gazetecilere yardımcı olan bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çay, gazeteciliğin geleceğini teknolojinin değil, insan denetimi ve mesleki etik ilkelerin şekillendireceğini söyledi.

Algoritmalara uyum sağlamak adına etik dışı içeriklere yönelen yayıncıların dijital gürültü içinde kaybolacağını ifade eden Çay, sahada haber takibi yapan, gözlem gücünü koruyan ve insan hikâyelerine odaklanan gazetecilerin her zaman varlığını sürdüreceğini dile getirdi.

I M G 3280

Dijital Medyanın Ekonomik Sorunlarına Dikkat Çekti

Dijital medya sektörünün ekonomik açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Çay, platform bağımlılığı ve algoritmik görünürlük kavramlarının yeni bir ekonomik baskı oluşturduğunu söyledi.

Dijital reklam gelirlerinin büyük bölümünün küresel teknoloji şirketlerinin kontrolünde bulunduğunu belirten Çay, içerik üreten medya kuruluşlarının gelir kayıpları yaşadığını ifade etti.

“Zero-Click” Dönemi Yayıncıları Zorluyor

Yapay zekâ destekli arama motorlarının yaygınlaşmasıyla birlikte medya kuruluşlarının “zero-click” yani sıfır tıklama sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirten Çay, kullanıcıların haber sitelerine girmeden doğrudan arama sonuçlarından bilgiye ulaşabildiğini söyledi.

Bu durumun haber sitelerinin trafik ve reklam gelirlerinde düşüşe yol açtığını ifade eden Çay, küresel platformların medya içeriklerinden yüksek gelir elde ederken içerik üreticilerinin yeterli karşılığı alamadığını dile getirdi.

Fikrî Emeğin Korunmasına Yönelik Çalışmalar Sürüyor

Nitelikli haberciliğin ciddi bir emek ürünü olduğunu vurgulayan Çay, fikrî mülkiyet haklarının korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Dijital Mecralar Komisyonu ve İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, gazetecilerin ve medya kuruluşlarının ürettiği içeriklerin değerinin korunacağı yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini beklediklerini ifade etti.

I M G 3282 (1)

“Gazeteciliğin Özü İnsan, Ruhu Vicdandır”

Konuşmasının sonunda gazeteciliğin temel değerlerine vurgu yapan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdülkadir Çay, teknolojinin hızla değiştiğini ancak gazeteciliğin özünün değişmediğini belirtti.

“Gazeteciliğin özü insandır, ruhu ise vicdandır” diyen Çay, medyanın geleceğini belirleyecek olanın teknolojinin kendisi değil, bu teknolojilerin hangi etik değerler ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla kullanıldığı olduğunu söyledi.

Çay, Dijital Medya Çalıştayı’nın yalnızca sektörün mevcut sorunlarının tartışıldığı bir platform olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin dijital medya geleceğine yön verecek fikirlerin geliştirilmesine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlayacağını ifade ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.