Türkiye'de 1970'lerden 1990'lara kadar yaşanan kronik enflasyon nedeniyle lira ciddi değer kaybı yaşadı.
Türkiye gelişmiş ülkelere göre daha yüksek enflasyon oranlarına sahip olmuş ve hiperenflasyon yaşamıştır. 1960'ların sonlarında 1 ABD doları 9 lira olan para birimi, 2001 sonlarında ABD doları başına yaklaşık 1.65 yeni liradan işlem görmeye başladı. Bu, yılda yaklaşık %38'lik bir ortalama enflasyonu temsil ediyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu sorunu "ulusal bir utanç" olarak nitelendirmişti. Türk lirasından sıfır atılmasıyla birlikte, Rumen leyi Temmuz 2005'e kadar dünyanın en az değerli para birimi haline geldi.
Aralık 2003'ün sonlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi, para biriminden altı sıfırın kaldırılmasına ve yeni lira oluşturulmasına izin veren bir yasa çıkardı. 1 Ocak 2005'te 1 yeni lira = 1.000.000 eski lira olacak şekilde değiştirilmiştir.
Piyasaya sürüldükten sonra para biriminin resmi adı "Yeni Türk Lirası"ydı, ancak Merkez Bankası'na göre yeni kelimesi yalnızca "geçici" bir önlemdi. [2] Bir haber ajansı, "yeni" ifadesinin 1 Ocak 2009'da kaldırılacağını bildirdi. Aynı kaynak, banknotların "sahteliği önlemek için farklı şekil ve boyutlarda" olacağını da belirtti. Aynı zamanda yeni bir en yüksek değer olan 200 liranın çıkarılması da düşünülüyordu. [3]