Bayramlar masum, değişen bizleriz!

BAYRAMLAR MASUM, DEĞİŞEN BİZLERİZ!

Fıtrattan mıdır bilinmez ancak insanoğlu bayılır suçlanmaktansa suçlamaya.

Çocuklar çok erken yaşlarda öğrenir suçlana suçlana suçlamayı.

Belki de çocukça hataların fazlaca sorgulanması insanları çok erken yaşlarda iter suçlu aramaya.

Çocuklardan kocaman davranış beklentileri “suçlamayı” kaçış yolu haline getirir.

Hatalarla yüzleşmektense hatalara sebep aramak daha kolay kurtarır insanı.

Küçücük yaşlarda farkında olmadan edinilir bu duygu.

Yazılıdan düşük not alan öğrencinin yüzüne karşı zekâsı sorgulandığında suç, soruların zorluğundadır hep.

Çocuklar, başarılı komşu çocuklarıyla kıyaslanıp ezildiğinde suç, komşu çocuklarının olağanüstü yeteneklerindedir.

Bardağını düşürüp kıran çocuklar sakarlıkla itham edildiğinde suç, bardakların fazlaca doluluğundadır.

Eşyasını okulda unuttuğu için, “keşke kendini de unutsaydın” sözü kulağına çalınan çocuklar için suç, derslerin yoğunluğundan dolayı kalmayan akıllarındadır.

Vicdanların teyit edeceği üzere, hoşgörüsüz ve haksız yargılamalar insanları daha küçücükken bir dedektif misali suçlu aramaya iter.

Bu zihniyetle yetişen insanoğlu yetişkin olunca da durum değişmez elbette.

Ve hatta suçlu arama duygusu ilerleyen yaşlarda, bencillikte birlikte iyice perçinleşir zihinlerde.

Bu durumun en tipik örneği bayramlarda görülür.

Kendi çocukluğunun bayramlarını doyasıya yaşayan bugünün yetişkinleri, aynı mutluluğu reva görmez çocuklarına.

Samimi duyguların havada uçuştuğu büyüklerle bayramlaşmalar, sınırsız tatlı ikramları, günler önce alınan bayramlıkların heyecanları, hele ki cepleri dolduran harçlıkların zevki, geçmiş gelenekler misali aktarılır çocuklara…

İştahı kabarıp;

_ Hani bizlere diyen çocuklara ise;

_Ahh, nerede o eski bayramlar sözüyle, bir yerlere gizlenen o eski bayramlar suçlu gösterilmeye çalışılır.

Suçlu aramada uzmanlaşan yetişkinler yine suçluyu profesyonelce bulmuşlardır.

Günler önce tatil planları yapıp aile büyüklerinin bayramını bir mesajla kutlayan büyükler değil, insanları birbirinden koparan teknolojidir suçlu…

Çocuklarına bayramlık almayı önemsemeyen büyükler için en büyük suç ekonomik krizlerdedir.

Karşı kapı komşusuna dahi bayramlaşmaya gönderilmeyen çocuklar için suç, insanların ve zamanın kötülüğünde aranır.

Her gün sigarasına, cep telefonunun fahiş faturasına para bulduğu halde verilemeyen bayram harçlıklarının suçlusu yetmeyen paralardadır.

Bu suç tablosu uzayıp giderken suçlu olmayan tek varlık insanoğludur.

Bu küçük suçluların elebaşı ise kimseye haber vermeden ortadan kaybolan eski bayramlardır.

Ah sürekli gizlenen o eski bayramlar yok mu?

Oynanan sahne, gizlendikleri yerden çıksalar her şey düzelecek misali!

Oysaki;

Değişimini kabullenmeyen insanlar, özüne dönmedikten sonra günümüz çocukları bayramların neden bayram olduğunu hissedemeyecektir kalplerinde.

Bayramlar “kaç gün tatil olur acaba” hesabından öteye geçemeyecektir yüreklerde.

İnsanları bir araya getiren bayramlar insanları koparmaya devam edecektir.

Dua edelim de;

O eski bayramlar bir an önce gizlendiği yerlerden çıksın da bayramlar yeniden o eski heyecanına kavuşsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Demircioğlu Küçük - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medya Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medya Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Medya Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medya Ankara değil haberi geçen ajanstır.