Gazi Üniversitesi’nde Öğrenci, Akademisyen, Rektör olmak

Gazi Üniversitesi doktora öğrencisi, Azerbaycan'ı araştırmacı, gazeteci, yazar Şehla Aslan, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız ile röport...

Büyütmek için resme tıklayın

Gazi Üniversitesi doktora öğrencisi, Azerbaycan'ı araştırmacı, gazeteci, yazar Şehla Aslan, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız ile röportaj yaptı. 

Rektör Yıldız'ın samimi cevaplar verdiği röportaj Azerbaycan'da gazete ve dergilerde yayınlandı. 

İŞTE O RÖPORTAJ:

Gazi Üniversitesi’nde Öğrenci, Akademisyen, Rektör olmak...

Prof. Dr. Musa Yıldız ile Röportaj

- Sayın Prof. Dr. Musa Yıldız, öncelikle sorularımızı cevapladığınız için sizlere şükranlarımızı sunuyoruz…

- Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum. Hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

- Sayın Rektörüm, siz aynı zamanda Gazi Üniversitesi mezunusunuz. Bir zamanlar öğrencisi olduğunuz Üniversitenin şimdi rektörüsünüz. Duygularınızı bizimle paylaşır mısınız?

- Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalından 1988 yılında mezun oldum. Aynı alanda yaptığım yüksek lisans ve doktora eğitimlerinin ardından doçentlik ve profesörlük için çalışmalarıma devam ettim. 1996-1997 yıllarında Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde misafir araştırmacı 2003-2004 yıllarında Ürdün Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Doç. Dr. olarak çalıştım. 2002-2003, 2012-2013 ve 2014-2019 yıllarında Gazi Eğitim Fakültesi Arap Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanlığı, 2007-2010 yıllarında Gazi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölüm Başkan Yardımcılığı, 2007-2010 yıllarında Gazi Eğitim Fakültesi Erasmus Koordinatörlüğü, 2010-2011 yıllarında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcılığı, 2012-2013 yıllarında Gazi Üniversitesi ÖYP Kurum Koordinatörlüğü, 2012-2013 yıllarında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü görevlerinde bulundum. 2013-2014 yıllarında Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Türkiye tarafı Rektörlüğü, 2015-2020 yılları arasında ise Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı görevlerini yerine getirdim. 2020 yılı Ağustos ayından  itibaren ise, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürütmekteyim.

1984 yılında Üniversitemizin kampüsüne ilk adım attığımda ben de öğretmenlik mesleğinin kutsallığının devletimiz ve milletimiz için ne kadar önemli olduğu bilinciyle “Gazi Eğitim Fakültesi”ne büyük bir heyecanla başladım. Aradan geçen zaman diliminde gerek Üniversitemiz, gerekse fakültemiz, akademik başarıyı ön planda tutan, öğrencilerine sahip çıkan ve problemleriyle yakından ilgilenen, dünyada ve ülkemizde alanında söz sahibi akademisyenleriyle mezunlarını vermeye devam etmektedir. Bir eğitimci gözüyle; öğretmenlik mesleğinin de milletimiz ve bütün insanlık için manevi ve ilmî değeri yüksek millî bir meslek olduğunu hatırlatmak istiyorum. Öğretmenlik mesleği fedakârlık, kendinden verme, kendini adama, sizlere emanet edilen yavrulara, mesleğin vakarına, gereklerine uygun şekilde hareket etmeyi gerektirir. Gazi Eğitim Fakülteli genç meslektaşlarımızın da bu özellikleri fazlasıyla taşıdığına, devletimize, milletimize, yeni nesillerimize iyi birer rehber ve öğretmen olmaları hususunda bu ilkeleri yerine getireceğine olan inancım tamdır. Ayrıca öğrencilikten itibaren bu kurumun bir parçası olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Bizlere verilen idari, akademik görev ve sorumlulukları da layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. 

- Gazi Üniversitesinin akademisyen kimliğinizdeki etkileri, değişim-dönüşüm ve katkılarını, devamında rektörlük makamının sorumluluklarını soracak olursak neler söylemek istersiniz?

- Az önce de bahsettiğim gibi, Gazi Üniversitesinin kampüsüne ilk kez 1984 yılında “Gazi Eğitim Fakültesi” öğrencisi olarak adım attım. Büyük bir heyecanla devam ettiğim lisans eğitimimi 1988 yılında tamamladım.  Daha sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gazilik unvanından adını alan, Türk eğitim sisteminin göz bebeği kurumlarından olan ve eğitim alanında dünyada 21. sırada yer alan Üniversitemizde akademisyen olarak görev yaptım. 2020 yılından bu yana ise, bu güzide kurumda rektörlük görevini yürütmekteyim. Dolayısıyla bu kurumun hem öğrencisi, hem akademisyeni, hem de yöneticisi olma şerefine nail oldum.

 

Gazi Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel eğitim kurumlarından birisidir. Üniversitemizin geçmişi 1926 yılında kurulan Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsüne dayanmaktadır. Son derece köklü ve nitelikli bir üniversitedir. Ayrıca, tüm Gazililerin çok iyi bildiği  “Gazili Olmak Ayrıcalıktır” şeklinde bir ilke vardır. Gazi Üniversitesi, geçmişten günümüze değin bu ilke doğrultusunda eğitim ve öğretim felsefesini kaliteden ödün vermeden sürdürmeye devam eden bir yükseköğretim kurumudur. Öğrencisi de olduğum bu kurumun eğitim ve öğretimdeki felsefesini benimseyen ve Gazili ruhunu taşıyan biriyim. Dolayısıyla bir eğitimci olarak, temeli eğitim olan Gazi Üniversitesinin akademisyen kimliğim üzerindeki etkileri çok büyüktür.

 

Gazi Üniversitesinin rektörü olarak görev yapmaktan dolayı büyük onur duyuyorum. Öğrencilikten itibaren bu kurumun bir parçası olmak elbette ki rektörlük makamındaki sorumluluklarım üzerinde de büyük bir hassasiyet yaratmaktadır. Göreve başladığımız ilk günden itibaren bu kurumu gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde daha da üst sıralara taşımak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Gazi Üniversitesi, hepimize bir emanettir. Bu emaneti korumak, kollamak, geliştirmek ve yüceltmek vicdani bir görevimizdir. Akademik altyapısı, deneyimi ve niteliğiyle Gazi Üniversitesi, parlak bir gelecek için potansiyeli çok yüksek bir üniversitedir.  Temel görevimiz olan bilimi üretip, eğitim-öğretim hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirerek, bize emanet edilen gençlerimizi en güzel şekilde geleceğe hazırlayacağız. Tüm Gazililerle birlikte Üniversitemizi çok daha iyi yerlere getireceğimize yürekten inanıyorum. 

- Sayın Rektörüm, Gazi Üniversitesi Türkiye’nin en çok tercih edilen üniversitelerinden biridir. Üniversitenin kuruluş serüvenini bizimle kısaca paylaşabilir misiniz?

- Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı üzerine 1926 yılında temelleri atılan Gazi Üniversitesi için dönemin önde gelen mimarlarından projeler alınmıştır. Açılan yarışmada "Birinci Ulusal Mimarlık Akımı”nın öncülerinden Mimar Kemaleddin’in başarılı bulunan projesi, sonrasında kısa sürede Ankara’nın merkezinde muhteşem bir yapıya dönüşmüş ve bu yapı "Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü" adıyla açılmıştır. Günümüzde Gazi Üniversitesinin Rektörlük merkezi olarak kullanılan bu binada, eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayan Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsünün adı 1929 yılında "Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü" olarak değiştirilmiş ve bu isimle uzun yıllar hizmet vermiştir. Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü, 1976 yılındaki isim değişikliği sonrasında “Gazi Eğitim Enstitüsü” adını almıştır. Enstitü, 1982 yılında 2809 sayılı Kanunla “Gazi Üniversitesi” kimliğine kavuşmuştur. Gazi Üniversitesinin temelini oluşturan gelenekte Gazi Eğitim Enstitüsü’nün yanı sıra, kuruluşu 1935'e kadar giden Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ve Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Endüstriyel Sanatlar Yüksek Öğretmen Okulu, Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu, Ankara Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu da büyük rol oynamıştır. 

Kuruluşunda 9 fakülte, 12 yüksekokul ve 4 enstitüyü bünyesinde barındıran Gazi Üniversitesi; günümüzde 11 fakülte, 1 yüksekokul, 3 meslek yüksekokulu, 5 enstitü ve 39 araştırma merkezi ile adını aldığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yaraşır bir yükseköğretim kurumu olma iddiasını devam ettirmektedir. 09/05/2018 tarihli Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun dâhilinde Üniversite bünyesinde yer alan bazı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulları Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesine bağlanmıştır. Üniversite, mevcudiyetinde bulunan 3.314 akademik personeli, 2.671 idari personeli ve 38.404 öğrencisiyle birlikte eğitim, tıp, diş hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri, fen, mühendislik, mimarlık, teknoloji ve spor bilimleri gibi alanlarda öğrenime devam etmektedir. Ankara’nın merkezinde bulunan ve bir şehir üniversitesi olan Gazi Üniversitesinin, fakülte ve yüksekokulların yoğunluk gösterdiği merkez yerleşkesi dışında Beşevler, Emek, Maltepe, Çankaya, Ostim, Gölbaşı ve Kahramankazan’da da yerleşkeleri bulunmaktadır.

- Sayın Rektörüm, Eğitim Fakültesi denilince akla ilk olarak  Gazi Üniversitesi geliyor.  Siz de bu fakülteden mezunsunuz... Özellikle, öğretmen yetiştirmede Gazi Üniversitesi’nin böyle bir prestije sahip olmasının en temel faktörü nedir?

- Üniversitenin kuruluşundan yola çıkarsak, Gazi Eğitim Fakültesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı üzerine 1926 yılında temelleri atılan ve eğitim kökenli bir yapıya sahip olan kurumun, en ön sırada yer alan fakültesidir. Öğretmen yetiştiren kurumlar arasında da köklü geçmişi, öğretim kalitesi, öğretim elemanı ve öğrenci sayısı açısından Türkiye’nin lider ve marka üniversitelerinden Gazi Üniversitesinin önde gelen fakültesi konumundadır. Fakülte bünyesinde birçok bölüm bulunmaktadır. Bunlar; Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi, Eğitim Bilimleri, Güzel Sanatlar Eğitimi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi, Özel Eğitim, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi, Temel Eğitim ve Yabancı Diller Eğitimi bölümleridir. Eğitimle ilgili bölümlerin çeşitliliği, akademik personelin niteliği, eğitim-öğretim faaliyetlerinin kalitesi, sosyal-bilimsel-kültürel ve akademik projelerdeki başarılar, akademik çalışmalara verilen maddi-manevi destekler vb. hususlar bakımından öğretmen olmayı düşünen başarılı öğrencilerin ilk tercihleri arasında yer almaktadır. Üniversitemiz, “Gazili Olmak Ayrıcalıktır” ilkesi doğrultusunda eğitim-öğretim felsefesini kaliteden ödün vermeden sürdürmeye devam etmektedir. Ben de Gazi Eğitimden mezun olmanın gururunu her daim taşıyorum. Bu ayrıcalığı hem Üniversitemiz öğrencilerine, hem de diğer tüm mensuplarımıza da yaşatmaya çalışıyoruz.

- Gazi Üniversitesi sosyal ve kültürel faaliyetler anlamında da Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden biridir. Bu faaliyetlerden ve üniversitenin öğrenciye sunmuş olduğu diğer imkânlardan bahsedebilir misiniz? Yani, bir öğrenci (özellikle yabancı öğrenci) Gazi Üniversitesini neden tercih etmelidir?

- Gazi Üniversitesi, topluma liderlik yapabilecek millî, manevi, kültürel ve insani değerlere saygılı bireyler yetiştirmek; öncü araştırmalarla bilgiyi üreterek, paylaşarak ve hayata dönüştürerek toplumun yaşam boyu eğitim ve gelişim sürecine katkıda bulunmak misyonuyla çalışmalarına devam eden bir kurumdur. Göreve geldiğimiz günden itibaren kendimize hedefler belirledik. Bu hedeflerden biri de sosyal sorumluluk bilincini ve hizmet kalitesini artırarak topluma katkı sağlamaktır. Bu kapsamda, Üniversitemizin 95. yılını kutladığımız 2021 yılında “95 Yıla 95 Etkinlik” mottosuyla, akademik ve idari birimlerden öğrenci topluluklarına kadar birçok birim ve katılımcıyla birlikte etkinlikler düzenledik. 2021 yılında hedeflediğimiz 95 etkinliği 661 etkinlik gerçekleştirerek hedefimizi kat kat aştık. Bunun yanı sıra öğrencilerimize yönelik düzenlenen millî, manevi değerlerimizi dikkate alarak, kültürümüzün zenginliğini yansıtan anma ve kutlama programları, konferans, panel, sempozyum, müzik ve ses yarışmaları, konserler, tiyatro gösterileri, şölenler, bahar şenlikleri, söyleşiler ve daha pek çok bilimsel, kültürel etkinliklere destek verdik.

Üniversitemizin mevcut öğrencilerine sunduğu ve Üniversitemizi tercih edecek olan öğrenci adaylarına sunacağı imkânlar da oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Çeşitli burslar (KYK Bursları, TEV Bursları, Özel Burslar, Yemek Bursu), ihtiyacı olan öğrencilere Üniversitemiz birimlerinde belirli bir ücret karşılığında kısmi zamanlı statüde iş imkânı, sosyal aktivite ortamları, Üniversite yerleşkelerinin Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesindeki yurtlara ve özel yurtlara yakın konumda bulunması, ulaşımın kolaylığı, öğrenci kulüpleri, çeşitli kurslar, tanıtım faaliyetleri, kariyer günleri gibi birçok sosyal imkânın yanı sıra, eğitim alanında sunmuş olduğumuz hizmetler de mevcuttur. Bunlar;

Farabi Değişim Programı: Yükseköğretim Kurumları Arasında Öğrenci ve Öğretim Üyesi Değişim Programı, üniversite ve yüksek teknoloji enstitüleri bünyesinde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim öğretim yapan yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimini amaçlamaktadır. Bu program kapsamında Gazi Üniversitesine kayıt yaptıran öğrencilerin en çok tercih ettikleri fakülteler; Eğitim Fakültesi ve Mühendislik Fakültesidir.

Erasmus+ Değişim Programı: Eğitim, gençlik ve spor alanlarında (AB Eğitim ve Gençlik Programları) farklı yaş grupları ve farklı hedef kitlelere yönelik destekler içeren çatı programın genel adıdır. Bu program kapsamında her yıl yaklaşık 250 öğrenci ve personel hareketliliği gerçekleşmektedir.

Mevlana Değişim Programı: Yurt içinde eğitim veren yükseköğretim kurumları ile yurt dışında eğitim veren yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini gerçekleştirmeyi amaçlayan bir programdır. Programdan faydalanmak isteyen öğrenciler en az bir, en fazla iki yarıyıl eğitim, öğretim elemanları ise en az bir hafta, en fazla 3 ay süreyle dünyadaki yükseköğretim kurumlarında ders vermek üzere bu programdan faydalanabilirler.

Orhun Değişim Programı: Orhun Değişim Programı, Türk Devletler Teşkilatı, Türk Üniversiteler Birliği (TÜRKÜNİB) üye üniversiteleri arasında imzalanan protokoller kapsamında yapılan öğrenci ve öğretim üyesi değişim programıdır. Bu program Üniversitemizde 2021 yılı Aralık ayında faaliyete girmiştir. Orhun Değişim Programı kapsamında gönderen kurum öğrenci ve öğretim üyelerinin ulaşım giderlerini; kabul eden kurum, gelecek öğrenci ve öğretim üyelerinin iaşe ve ibate giderlerini karşılamaktadır. Öğrenci değişim süresi en az bir, en fazla iki yarıyılı kapsar. Hazırlık, birinci sınıf ve son sınıf öğrencileri değişim programına başvuru yapamamaktadır.

Gazi TÖMER: Üniversitemiz Türkçe Öğrenim Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER) aracılığıyla Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanında kurslar düzenlenmekte ve Türkçenin Yabancılara Öğretimi alanında da yayınlar üretilmektedir. Gazi TÖMER kuruluşundan bu yana yaklaşık olarak 120 farklı ülkeden 7500 öğrenciye Türkçe kursları vermiştir. Bunun dışında Erasmus, BM, CAMPUS AVRUPA gibi öğrenci değişim programlarıyla gelen öğrencilere yönelik de kurslar düzenlemiştir. Yabancılara Türkçe Öğretimi alanında “Diller için Ortak Avrupa Başvuru Metni (Avrupa Dil Portfolyosu)”ne uygun temel düzeyden ileri düzeye kadar düzenlenen kurslarda dil öğretimi, teknolojik imkânlardan yararlanılarak gerçekleştirilir. TÖMER’de yabancılar için özel olarak geliştirilmiş ders materyalleri, bilgisayar, yansıtma cihazı, Z-Kitap vb. teknik donanım öğrencilerin hizmetine sunulur.

Çift Ana Dal Programı: Bu program ile bölümler arasında ikinci bir dalda lisans diplomasına sahip olma imkânı da tanınmakta ve öğrenciler “Yan Dal” uygulaması ile istenilen bölümde/programda sertifika alma hakkına sahip bulunmaktadır. 

- Sayın Rektörüm, malum COVİD-19 pandemisi her alanı etkilediği gibi eğitim-öğretimi de etkiledi. Peki, Gazi Üniversitesi uzaktan eğitim sürecini nasıl atlattı? Gazi Üniversitesi için uzaktan eğitimin olumlu veya olumsuz neler oldu?  Sizce, bundan sonra kriz yönetimi konusunda Gazi Üniversitesi örnek alınabilir mi?

- COVID-19 pandemi sürecinin etkileri nedeniyle 2021 yılının Mart ayında biz de diğer öğretim kurumları gibi acil olarak uzaktan eğitim sürecine geçiş yaptık. Üniversitemizin Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin daha önceden gerçekleştirdiği eğitim faaliyetleri vardı, fakat Eylül ayı itibariyle Ahmet Yesevi Üniversitesindeki uzaktan eğitim tecrübemizi buraya aktarıp altyapımızı güçlendirerek birimlerimizin, öğrencilerimizin ve öğretim elemanlarımızın ihtiyaçlarını detaylı olarak analiz edip yeni eğitim-öğretim sürecine çok daha hazır bir şekilde başladık. 28 Eylül-2 Ekim 2021 tarihleri arasında Üniversitemiz öğretim elemanları için “Eğiticilerin Eğitimi Uzaktan Eğitim Programı”nı düzenledik. Bu program çerçevesinde öğretim elemanlarına uzaktan eğitimde; tasarım, etik ve telif hakları, materyal geliştirme, etkileşim ve buzkıranlar, sınıf yönetimi ve ölçme değerlendirme konularında eğitimler verdik. Bu eğitimlerin ardından 5 Ekim-9 Ekim 2021 tarihleri arasında da “Öğrenci Oryantasyon Uzaktan Eğitim Programı” kapsamında daire başkanlarımız ve dekanlarımız Üniversitemizi, birimlerimizi ve fakültelerimizi tanıttılar. Böylelikle ailemize yeni katılan öğrencilerimizin sürece uyumu sağlanmıştır. 

Üniversitemiz bünyesinde lisans ve lisansüstü programlarda başarılı bir şekilde eğitimlere başlanmış olmakla birlikte uluslararası iş birliği kapsamında Azerbaycan Tıp Üniversitesi öğrencilerine de eğitimler vermeye başladık. Ayrıca Üniversitemiz teknik altyapısı kullanılarak, 21-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Gazi Meclisimizin Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un katılımlarıyla “XII. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu”nu çevrim içi olarak gerçekleştirdik.

Uzaktan eğitimin avantajları ve dezavantajlarını değerlendirdiğimizde, uzaktan eğitim sürecinde kullandığımız öğrenme yönetim sisteminde elle müdahale gerçekleştirmeden “Öğrenci Bilgi Sistemi”nden verileri otomatik olarak çekerek düzenli aralıklarla senkronizasyonu gerçekleştirdik. Böylece Üniversitemizin veri tabanlarını ve yapılarını etkili kullanarak hem bilgi işlem kaynaklarından hem de insan kaynağından etkili bir şekilde yararlanarak küresel salgın sürecinde herkesin verimli bir süreç yaşaması için elimizden geleni yaptık. Bu dönemde öğrenme yönetim sistemimizde oluşturulan toplam sanal sınıf sayısı 130.567, toplam ders sayısı 16.176, bu derslerdeki toplam öğrenci sayısı 242.024’tür. Öğrenme yönetim sistemimizde kayıtlı olan toplam öğrenci sayımız 33.965 iken toplam öğretim elemanı sayımız 1.757’dir.

2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi faaliyetlerinin uzaktan öğretim+yüz yüze (hibrit) yapılmasına karar verdiğimiz günden itibaren bu konuda da hiçbir sıkıntı yaşamadık. Güçlü bir altyapıya sahibiz. Dolayısıyla COVID-19 kaynaklı içinde bulunduğumuz durum, yaptıklarımıza engel olmadığı gibi yapacaklarımıza da engel teşkil etmemektedir. Bu konuda Üniversitemizde bir belirsizlik söz konusu değil. Gazi Üniversitesi’nin eğitim-öğretim, araştırma faaliyetleri ve bilimsel toplantıları tüm hızıyla devam ediyor. 

-  Gazi Üniversitesi olarak uluslararası alanda hedefleriniz nelerdir?

- Eğitim-öğretim kalitesini artırmak, uluslararasılaşmayı ve akreditasyonu yaygınlaştırmak, araştırma üniversitesi vizyonunu güçlendirecek nitelikli ve katma değeri yüksek araştırma geliştirme çalışmaları yürütmek, girişimcilik faaliyetlerini teşvik etmek ve yaygınlaştırmak, ulusal ve uluslararası normlar çerçevesinde kurumsallaşmayı güçlendirmek bu hedeflerimizden bazılarıdır. Üniversitemiz, 2017 yılında YÖK tarafından “Araştırma Üniversitesi” olarak seçilen 11 üniversiteden biri olarak bu vasfıyla, öğrencilerin araştırma kültürü içinde öğrenip bilgilerini geliştirebileceği ve akademik araştırmaların işleyişinde hâkimiyet kazanabileceği bir kurum olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Gazi Üniversitesi, nitelikli ve donanımlı bir akademik kadroya sahiptir. Tüm akademisyenlerimiz özverili bir şekilde çalışmalarına devam etmekte olup ulusal ve uluslararası proje yapacak yetkinliğe ve üretkenliğe sahiptirler. Diğer yandan bizler ise Gazi Üniversitesi yönetimi olarak bizler de akademisyenlerimizin üstün niteliğinin ve potansiyelinin bilincindeyiz. Bu bilinç doğrultusunda sahip olduğumuz potansiyeli daha ileri noktalara taşımak amacıyla birimlerimiz ve akademisyenlerimiz arasında sinerji oluşumunu, iş birliklerinin teşvikini, eşgüdümü ve politikalar geliştirmeyi, katma değeri yüksek bilgi ve teknoloji üretiminde artan bir ivme sağlamayı hedefledik. Bu amaçla,  Üniversitemiz akademik birimleri ve akademisyenlerimizle bir araya gelmek, karşılaştıkları sorunları ve projeler konusundaki beklentilerini dinlemek amacıyla toplantılar düzenledik. Dolayısıyla zaten köklü bir geçmişe sahip olan Üniversitemizin, ulusal ve uluslararası projelerde öne çıkan bir üniversite olma yolundaki hüviyeti güçlenerek devam etmektedir. Üniversitemizin “Araştırma Üniversiteleri”, URAP tarafından düzenlenen “Üniversiteler Akademik Performans”, Times Higher Education’ın “Alanlara Göre En İyi Üniversiteler” gibi yükseköğretim kurumlarının akademik başarılarını derecelendiren sıralamalardaki yerini üst sıralara taşımak için dinamik görev anlayışıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki süreçte devam edecek toplantılarımızla, daha eşgüdümlü çalışma ortamı sağlayacağımıza ve dolayısıyla da Üniversitemizi daha iyi noktalara taşıyacağımıza inanıyorum.

 

- Sayın Hocam, Rektörlük görevinize geldikten sonra, Azerbaycan üniversiteleriyle ciddi iş birliklerine başladınız. Birçok protokole imza attınız. Bu çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

- Göreve geldiğimiz günden itibaren kurum yöneticisi olarak, idari görevler ve akademik çalışmaların yanı sıra, vizyonumuzu etkileyecek, güçlendirecek projelere ve iş birliklerine çok önem verdik. COVID-19 pandemi sürecinde gerçekleştirdiğimiz Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile iş birliği protokolü kapsamında, her iki kurumun tıp, diş hekimliği, sağlık bilimleri ve hemşirelik fakülteleri arasında öğretim üyesi, araştırma görevlisi ve öğrenci değişiminin yapılacağı bir protokole imza attık. Ortak bilimsel etkinlikler düzenledik. Bunun yanı sıra, Azerbaycan Teknik Üniversitesi, Azerbaycan Mingeçevir Devlet Üniversitesi, Azerbaycan Sumqayit Devlet Üniversitesi, Hazar Üniversitesi ve Azerbaycan Büyükelçiliği ile akademik, bilimsel, kültürel ve sosyal birçok konuyu kapsayan iş birlikleri yaptık.

- Görev süreniz boyunca Azerbaycan ile ilgili başka neler yapmak istiyorsunuz? İleriye dönük planlarınızı öğrenmek istiyoruz…

-  Gazi Üniversitesi, Türk dünyasına önem veren bir üniversitedir. Türk dünyasındaki tüm gelişmeler bizi yakından ilgilendirmektedir. Bu anlayış doğrultusunda diğer Türk Cumhuriyetlerindeki üniversitelerle birlikte Can Azerbaycan’daki yükseköğretim kurumlarıyla da ikili iş birlikleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Ayrıca Gazi Üniversitesi olarak tüm akademisyenlerimizle Azerbaycan’ın bilimsel anlamda gelişimine katkı sunmak için çalışmalarda bulunacağız. Biz Azerbaycan’ı, Ulu Önder Haydar Aliyev’in dediği gibi “İki devlet, bir millet” olarak görüyoruz. Dolayısıyla Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi “Sevinçte de biriz, kederde de biriz”. 

- Sayın Rektörüm, siz Dağlık Karabağ'ın işgalden kurtuluşundan sonra Şuşa'ya gitme fürsetiniz oldu mu? Genel olarak, Şuşa'daki Ermeni vahşeti konusunda neler söylersiniz? 


- Maalesef çok arzu etmeme rağmen henüz Şuşa’ya gidemedim. Bilindiği üzere, Ermenistan, yüzyıllardır Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı 30 yıldır işgal etmektedir. 28 Eylül 2020’de Ermenistan’ın saldırıları karşısında Azerbaycan da kendi topraklarını korumak için bir harekât başlattı. Azerbaycan orduları, Karabağ yolunda çok önemli bir kazanım elde etti. Karabağ'ın kalbi olarak da bilinen Şuşa, Ermenistan güçlerinden kurtarılarak, Azerbaycan tarafından yeniden kazanıldı. 28 yıl önce kaybedilen toprakların yeniden sahibi olan Azerbaycan'da Şuşa'nın alınması büyük sevince neden oldu. Öyle ki Bakü sokaklarında bile Azerbaycan ve Türk bayraklarıyla kutlamalar yapıldı. Bu harekât başarıyla sonuçlandı, ancak süreç kolay olmadı. Birçok Azerbaycanlı kardeşimiz şehit oldu. Ermenistan’ın kültürel terör faaliyetleri sonucunda bölgede bulunan tarihi eserler Ermenistan tarafından tahrip edildi. Şuşa’daki mimari abideler Azerbaycan’ın yüzlerce yıllık tarihinin, kültürünün, geleneğinin birer göstergesidir. Manevi anlamda Şuşa, Azerbaycan için çok büyük öneme sahiptir. Bu tür terör eylemlerinin, saldırıların, tahribatların olması tabi ki üzücü bir durum. Tarihimize, topraklarımıza, vatanımıza, milletimize sahip çıkmalıyız. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkileri doğrultusunda Gazi Üniversitesi olarak bizler de her zaman Azerbaycan’ın yanındayız, her türlü desteği de vermeye hazırız. 

- Sayın Rektörüm, şahit olduk, 27 Eylül 2020 yılında başlayan Dağlık Karabağ Savaşı zamanı ilk gün sabah saatlerinde Gazi Üniversitesi, Azerbaycan bayrağını Türkiye bayrağıyla birlikte Rektörlük binasından astı. “44 günlük savaş” sürecinde bu adımınız bizlere duygulu anlar yaşattı. Gurur duyduk. Fırsat varken Azerbaycanlı öğrenciler adına hassasiyetinizden dolayı başta siz Rektörümüz olmakla birlikte tüm çalışma arkadaşlarınıza, Gazi’de çalışan değerli akademisyenlerimize, öğrenci arkadaşlarımıza bizlere dayanışma sergiledikleri için şükranlarımızı sunuyoruz…

- Karabağ, Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin bir simgesi durumundadır. Azerbaycan’da yaşanan savaş sürecinde Gazi Üniversitesi olarak bizler de Azerbaycan’a destek verdik. Bir kamuoyu duyurusu yayınlayarak Azerbaycan Cumhuriyeti’nin topraklarını işgal eden Ermenistan’a karşı meşru müdafaa hakkı çerçevesinde toprak bütünlüğünü ve halkını korumak için başlattığı savunma harekâtını sonuna kadar destekledik. Sizin de dediğiniz gibi Rektörlük girişine Türkiye bayrağı ile birlikte Azerbaycan bayrağı astık. Gazi Üniversitesi olarak Azerbaycan’ın haklı davasını konferans, panel, sempozyum, resim sergisi gibi ilmî platformlarda anlatmaya gayret ettik. Bundan sonraki süreçte de her zaman destekçisi olacağız. Daha önce de belirttiğim gibi, Gazi Üniversitesi olarak Türk dünyasındaki gelişmeleri de yakından takip etmeye devam edeceğiz.

- Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

- Ben teşekkür ederim.

ŞEHLA ASLAN 

Araştırmacı Yazar, 

06 May 2022 - 21:03 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medya Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medya Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Medya Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medya Ankara değil haberi geçen ajanstır.