DOLAR 7,8106
EURO 9,3503
ALTIN 448,59
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 11°C
Parçalı Bulutlu

Temel Karamollaoğlu Basın Toplantısında konuştu

Temel Karamollaoğlu Basın Toplantısında konuştu
18.11.2020
A+
A-

Temel Karamollaoğlu Basın Toplantısında konuştu. Kıymetli basın mensupları…Basın toplantımıza bir hususa vurgu yaparak başlamak istiyorum. Saadet Partimiz sahip olduğu yarım asırlık siyasi ahlak ve erdem doğrultusunda her zaman bu ülkenin menfaatini öncelemiştir.


Bizim muhalefet anlayışımız partimizin veya şahsımızın ikbali değil ülkemizin geleceği üzerine inşa edilmiştir. Bu sebeple ülkemiz adına kimden gelirse gelsin atılacak her adımı desteklemeye hazırız. Bugün ülkemizin normalleşmesi için yapılan tüm çabaların yanında olacağımızı belirtmek isterim.

Temel Karamollaoğlu Basın Toplantısında konuştu

AK Parti 3 Kasım 2020’de İktidar Olmuş Gibi


Muhterem arkadaşlar…
Son günlerin revaç konusu Sn. Erdoğan’ın başlatacağını iddia ettiği hukuk ve ekonomi reformları… İlginçtir sanki bu arkadaşların tavrı iktidara 18 yıl evvel değil de yeni gelmiş gibiler. 18 yıldır ülkeyi farklı bir iktidar yönetiyormuş da Sn. Erdoğan iktidarı 3 Kasım 2020’de devralmış gibi davranıyor. Hâlbuki bugün içinde bulunduğumuz sorunlar çözülmek isteniyorsa önce özeleştiri yapılması gerekiyor. Sorunları sürekli tarihte kalmış olaylara mal ederek ve hiçbir şekilde sorumluluk almayarak çözmek mümkün değildir.

Ekonomi ve Hukuk Reformu

Bu noktada Sn. Cumhurbaşkanı’nın ekonomi ve hukuk alanında yapacaklarını ifade ettiği reformlarla alakalı bazı hususlara dikkatlerinizi çekmek istiyorum. 18 yıldır tek partinin yönettiği bir ülkede eğer ciddi manada bir reform süreci başlatılacaksa bu önce ciddi bir özeleştiri ardından toplumsal mutabakat ile sağlanabilir. Açıkça söylemeliyim ki; bu özeleştiri yapılmadan muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının bir dikkat çektiğimiz hususlar ele alınmadan bir reform süreci eksik ve anlamsız olacaktır. Reform dediğiniz mefhum sabah kalktığınızda hadi yapalım diyebileceğiniz bir şey değildir. Bugün sanki Sn. Cumhurbaşkanı hiç İstanbul’a gitmemiş gibi davranıyor halbuki kendisi demişti ki; İstanbul’a ihanet ettik. Akabinde ne oldu aynı yapılaşma devam etti aynı mantık Kanal İstanbul için de geçerli. Kanal’ı bugün birileri özellikle de belediye tenkit ettiği zaman balyoz gibi tepesine iniyor. Halbuki aynı şeyi zamanında kendileri de yaptılar. Bu sebeple içinde muhalefetin dahil edilmediği bir süreç işletilirse hele de muhalefet suçlanarak netice almak istenirse şimdiden uyaralım müspet bir sonuca ulaşılamaz.

Reformdan Önce Yaklaşım Düzelmeli

Biz yıllardır sürekli olarak vurguladığımız husus adaletin tesisidir. Çünkü adalet mülkün temelidir ve kâmil manada tesis edilmedikçe bir ülkenin ekonomiden eğitime hiçbir alanda tam manasıyla kalkınması mümkün değildir. Adaleti düzeltmek için önce nerden başlamanız gerekir? Kanunlardan değil, yönetmeliklerden değil, tüzüklerle değil. Önce zihniyetinizi sağlam bir hale getireceksiniz. Sn. Adalet Bakanı ne dedi; adalet gerçekleşsin de arkasından ne olursa olsun. El hak doğru söyledi buna kendisi inanıyor ama ne yazık ki bu gerçekle bağdaşmıyor.
Siz anayasa herkesi bağlar diyeceksiniz ondan sonra AYM’nin verdiği bir kararı ben uygulamam diyen bir mahkeme reisini terfi ettireceksiniz. Hakikaten havsalam almıyor benim. Kadim akıl dört üstün faziletin olduğu görüşündedir; bunlar hikmet, iffet, şecaat ve adalettir. Dört üstün faziletin zıddı ise; bilgisizlik, açgözlülük, korkaklık ve zulümdür. Bu dört faziletin içinde en üstünü adalettir. Çünkü adaletin gerçekleşmesi için diğer üç faziletin sağlanması gerekir. Adalet, insan nefsine insaflı olma yetisini kazandırır. Bir devletin de ayakta durması için en temel direk adalettir, çünkü adaletsizliğin olduğu yerde zulüm ve insafsızlık vardır. Türkiye’de 2016’dan bu yana dengesi bozulan adalet terazisi düzeltilmedikçe ülkemizin sorunlarının çözülmesi mümkün değildir. Bundan dolayı ülkemizde mağdur edilen tüm kesimlerin mağduriyetinin giderilmesi ve tüm kesimlere eşit davranılması en büyük temennimizdir.

Bizim Gizli Ajandamız Yok

Son günlerde kamuoyunu çokça ilgilendiren bazı iddialar hakikat dışı ileri sürülen bir takım fikirler var bunları da açık bir şekilde ifade etmekte fayda görüyorum. Anayasalar önemlidir ama anayasalar gizli yapılmaz.
Efendim neymiş gizli saklı anayasa görüşmeleri yapmışız. Bu kadar saçmalığa kim itibar ediyor anlamıyorum. 2.5-3 yıl evvel seçimlere giderken millet ittifakını oluşturan ilkeler kamuoyuna açık toplantıda ele alındı ve deklere edildi. Bu anayasa yapmak için falan değildi. Bu tip açıklamalar ülkeye zarar veren dedikodulara sebep olan özellikle de iç hesaplaşmayı hedef alan iddialar olduğu için üzerinde durmuyorum. Bizim bir anayasa çalışmamız yok, şu anda da anayasa çalışması yapılacak bir zemin olmadığını da ifade etmek istiyorum. Ne anayasası önce babayasayı bir bitirelim! Bizim hukuk sistemimiz darmadağın, her tarafımız dökülüyor ülke olarak.

Ekonomide Şahıslar Değil Zihniyet Değişimine Gidilmeli


Muhterem arkadaşlar…
Hukuk reformunun ardından bir diğer önemli konumuz ise ekonominin toparlanmasıdır. Bakınız ekonomimizin sorunları kişilere bağlı olarak ortaya çıkmış sorunlar olmadığı gibi isimlerin değişmesi ile çözülebilecek sorunlar da değildir. Bizim bugün ihtiyacımız olan şey rasyonel bir ekonomi politikası belirlenmesidir. Tekraren söylüyorum; bunu 50 kere de olsa her hafta dile getireceğiz. Üreten bir ekonomi olmadan Türkiye’nin ekonomisi düzelmez.Bugün Türkiye’nin ekonomisinin düzelmesi için bu üç alanda adımlar atmak zorundayız.
1- Yolsuzluk durdurulacak.
2- İsraf muhakkak kaldırılacak, son verilecek.
3- İsrafa son verilecek.
Bu arkadaşların israf anlayışı ile milletin israf anlayışın da dağlar kadar fark var. Bu arkadaşlar savurganlığa o kadar alıştılar ki Kıbrıs’a 8 uçakla gidiyorlar.

Seferberlik Önce Sarayda Başlamalı

Sn. Erdoğan bildiğiniz üzere ekonomide de seferberlik başlattığını ilan etti.
Eğer Türkiye’de ekonomi için bir seferberlik başlatılacaksa bu seferberlik önce saraydan başlatılmalıdır. Devlet kurumlarından, belediyelerden başlatılmalıdır. Eğer siz sarayda bir günde 10 milyon lira harcarsanız nüfusu kırk bin civarı olan ilçe belediye başkanı 3-4 milyonluk makam aracına biner. Sadi Şirazi’nin dediği gibi; Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse adamları ağacı kökünden sökerler.

Covid-19 Süreci ve Çelişkiler

Kıymetli arkadaşlar.
Türkiye’nin ve dünyanın üzerinde durduğu bir başka konu ise neredeyse bir yıldır karşı karşıya kaldığımız küresel koronavirüs salgını sürecidir. Avrupa’da artan vaka sayısı ülkeleri yeni tedbirler almaya sevk etti. Ne yazık ki bizim ülkemizde de aynı şekilde vaka ve hayatını kaybedenlerin sayısında bir artış gözükmekte. Lakin Sağlık Bakanlığı’nın verdiği kayıp sayısı ile belediyelerin açıkladığı sayılar arasındaki fark ortada. Bir takım kaygılarla salgın sürecinde şeffaflık göz ardı ediliyorsa bu kesinlikle doğru bir yaklaşım değil. Milletimizin salgında hem kayıplar hem de vakalar ile ilgili gerçek rakamları bilmek hakkıdır. Rakamları gizleyerek salgına karşı insanımızın psikolojik bir rehavete kapılmasına sebep olmak sürece ciddi zarar verecektir.

Esnafımız Feryat Ediyor


Koronavirüs salgını süreci birçok meslek grubu ve insanımızı mağdur etti.
Okullar kapandı servis şoförleri aniden işsiz bırakıldı, kafeler kapatıldı, restoranlar paket servis yapacak diyorsunuz.
Siz bu kararlardan etkilenen esnafın sanayicinin iş yerleri ile ilgili ekonomik tedbirleri ortaya koymak mecburiyetindesiniz.
Sormak istiyorum hiçbir geliri olmayan bu insanlar ne yapacaklar? İktidarın verdiği keyif çayı ile karın doymuyor.
İnsanlar geçinemiyor, giderek problem ciddi şekilde büyüyor.

Maden Yasası

Bazı önemli konularda atılan adımlar da bizi endişelendiriyor.
Madencilik kanununda birtakım değişiklikler yapılmak isteniyor. Bu değişikliklere göre; maden şirketleri, ormanı ve tarım arazisini tahrip edebilir.

Tarım arazilerinin, ormanların tehdit altında olduğu bir süreç var.
Siz bunları ciddi bir şekilde kontrol etmezseniz kendi menfaatini gözetenler etrafı darma duman eder.

Madenciliğin gelişmesi Türkiye’nin kalkınmasında temel konudur ama tarım ve ormanı tahrip ederseniz bunu düzeltmek ileri de mümkün olmayabilir.

Bir önceki yazımız olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni ekonomi mesajları başlıklı makalemizde cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı erdoğan ne dedi ve ekonomi reformu hakkında bilgiler verilmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.