Son yıllarda geliştirilen yeni havayolu teknikleri ve cihazlar, özellikle hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde müdahale süresini kısaltarak yaşam şansını artırmayı hedeflemektedir.

Uzmanlar, temel yaşam desteği eğitiminin toplum genelinde yaygınlaştırılmasının ve acil müdahale ekiplerinin bilimsel kanıta dayalı modern ekipmanlarla donatılmasının toplum sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Acil durumlarda en önemli adımlardan biri, hastanın hava yolunun hızlı ve güvenli şekilde açık tutulmasıdır. Solunumun sağlanamadığı her dakika, kalıcı beyin hasarı ve ölüm riskini artırır. Son yıllarda hem hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde hem de hastanelerde, balon şişirme gerektirmeyen ikinci nesil supraglottik havayolu cihazları yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu cihazlar, ağız yoluyla yerleştirilerek hava yolunu kısa sürede güvence altına almayı amaçlar ve özellikle kalp durması gibi kritik vakalarda uygulama hızının büyük avantaj sağladığı belirtilmektedir.

ERC 2025 Kılavuzunda Güncelleme

Avrupa Resusitasyon Konseyi’nin (ERC) 2025 yılında yayımladığı güncel kılavuzda, kardiyak arrest sırasında havayolu yönetimine ilişkin önemli güncellemeler yer aldı. Kılavuzda, hızlı uygulanabilir, etkili ve güvenli supraglottik havayolu cihazlarının erken dönemde tercih edilebileceği vurgulanmaktadır. Bu yaklaşımın özellikle ambulans ve acil servis ekiplerinin daha kısa sürede solunum desteği sağlamasına katkı sunacağı ifade edilmektedir.

Türkiye’den Bilimsel Katkı

Bu alanda Türkiye’de gerçekleştirilen önemli çalışmalardan biri, Dr. Orhan Tokgöz tarafından yürütülen ve 185 hasta üzerinde yapılan “Comparison of the efficacies of I-gel and LMA-ProSeal for airway management in pediatric patient ” başlıklı araştırmadır. Çalışma, uluslararası hakemli bilimsel dergi Turkish Journal of Medical Sciences’te yayımlanmıştır. Araştırmada, ikinci nesil supraglottik havayolu cihazlarının uygulama süresi, başarı oranı ve ventilasyon etkinliği değerlendirilmiş; hızlı uygulanabilirlik ve güvenli solunum desteği sağlama açısından güçlü klinik veriler ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, ERC 2025 kılavuzunda yer alan önerilerle uyum göstermektedir. Ayrıca, supraglottik havayolu araçlarını inceleyen ve JAMA’da yayımlanan uluslararası çalışmalar da benzer sonuçlar bildirerek bu alandaki bilimsel kanıt düzeyini güçlendirmektedir.

İlk Yardım Toplumsal Bir Sorumluluktur

Uzmanlar, ilk yardımın yalnızca sağlık çalışanlarına değil, toplumun tüm kesimlerine öğretilmesi gerektiğini belirtiyor. Öğretmenler, sürücüler, güvenlik görevlileri, işyeri çalışanları ve ebeveynler başta olmak üzere herkesin temel yaşam desteği konusunda bilinçli olması, acil durumlarda hayatta kalma şansını artırmaktadır.

Unutulmamalıdır ki ilk yardım, profesyonel yardım gelene kadar yaşamı korumaya yönelik bilinçli müdahalelerdir. Bilimsel gelişmeler ve doğru eğitim bir araya geldiğinde, acil durumlarda daha fazla hayat kurtarmak mümkün olmaktadır.

Doç. Dr. Orhan TOKGÖZ