Ankara'nın Etimesgut ilçesinde yer alan Göksu Parkı, Ankara'nın gözde şehir parklarından biridir. Park, Susuz Göleti etrafında yapılan rekreasyon çalışmalarıyla oluşturulmuş olup Göksu Mahallesi'ne adını vermiştir. Geniş bir alana yayılan parkın toplam kullanım alanı 550.000 m²'dir ve bu alanın 127.189 m²'si göletten oluşmaktadır.

Susuz Göleti, 20. yüzyılın ilk yarısında hiçbir fiziksel müdahaleye ihtiyaç duymadan varlığını sürdüren bir su kaynağıdır. Ancak 1960 yılında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından taşkın önleme amacıyla bir plan oluşturulmuş ve gölet bakıma alınmıştır. Çalışmalar 1961 yılında tamamlanmıştır. 1972'de, yine DSİ tarafından gölet ve çevresini kapsayan bir rekreasyon projesi geliştirilmiş ancak uygulamaya konulmamıştır. Bölge, kamulaştırılmış olmasına rağmen herhangi bir düzenleme çalışması yapılmamış ve 1980'lere kadar tarım ve hayvancılık faaliyetlerine hizmet etmiştir.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın, 1993 yılında " İstanbul Yolu Kent Girişi Projesi" kapsamında Susuz Göleti ve çevresindeki yaklaşık 130 hektarlık arazide sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılayacak bir çevre düzenlemesi yapmayı planlamıştır. Ancak DSİ'nin yaptığı çalışmalar sonucunda göletin ekonomik ömrünü tamamladığı rapor edilmiş ve daha sonra Etimesgut Belediyesi'ne devredilmiştir. 1998 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin de katkısıyla kısmen düzenlenen alan halkın kullanımına açılmıştır. Gölet çevresindeki tarım arazilerinin imara açılması ve toplu konut projelerinin yapılması kararı, gölet çevresinde yürütülen tarım ve hayvancılık faaliyetlerini ciddi şekilde azaltmıştır. Göletin kıyıları sazlıklarla kaplı ve dibinde biriken tortular nedeniyle bataklık hâline gelmiştir, bu yüzden suya giriş ve balık avı yasaklanmıştır.

Göksu Parkı, günümüzdeki hâline ulaşması için 2003 yılında Türk mimarlar Hüseyin Bütüner ve Hilmi Güner tarafından tasarlanan bir proje sonucunda yeniden şekillendi. Ocak-Mayıs ayları arasında gerçekleştirilen çalışmalarla 550.000 m²'lik bir alanda Göksu Parkı oluşturuldu. Parkın temel öğesi olan su üzerine inşa edilen parkta, sosyal ve kültürel tesislerin yanı sıra plaj voleybolu sahaları, göleti çevreleyen ahşap yürüme iskeleleri, kuşbakışı seyir imkanı sunan bir deniz feneri ve tekne barınakları da sıkça kullanıldı.