İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle, Erdemli Yöneticiler Akademisi Derneği (EYAD) tarafından yürütülen; Adalet, Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Gençlik ve Spor Bakanlıklarının paydaşlığında gerçekleştirilen "Muhtemel Risk Altındaki Çocukların Algoritması" projesinin sonuçları, Ankara'da düzenlenen büyük bir kapanış programıyla kamuoyuna ilan edildi.

Proje kapsamında Necmettin Erbakan Üniversitesi akademisyenleri öncülüğünde, ceza infaz kurumlarında kalan 18-25 yaş arası genç mahkumların geçmiş yaşam öyküleri geriye dönük olarak incelendi. Bu verilerden yola çıkılarak ortaokul çağındaki (11-14 yaş) çocuklara yönelik ileriye dönük bir "erken uyarı algoritması" geliştirildi. Klasik, suç oluştuktan sonra müdahale eden sistemlerin aksine; çocukları suça, bağımlılığa ve çağdaş tehditlere karşı daha yolun başında koruyacak proaktif bir kalkan inşa edilmiş oldu.

Whatsapp Image 2026 06 19 At 16.02.23 (1)

Suça Götüren 56 Kritik Değişken ve "Tek Çocuk" Riski!

Projenin akademik ayağını yürüten Prof. Dr. Hakan Sarı ve ekibinin hazırladığı Değerlendirme Raporu, ezber bozan çarpıcı bilimsel bulguları ortaya koydu. Cezaevindeki gençlerin yaşam öykülerindeki 56 farklı değişken analiz edilerek risk haritası çıkartıldı.

Raporda öne çıkan en sarsıcı veriler şunlar oldu:

En Yüksek Risk Faktörleri: Çocukları suça ve riske en çok yaklaştıran unsurların başında okul devamsızlığı (15,71 risk oranı), çocuk sırası (15,71 risk oranı), düşük ekonomik düzey (15,26 risk oranı) ve anne eğitim durumu (14,64 risk oranı) geliyor.

"Tek Çocuk" Olmak Riski Katlıyor: Raporda yer alan en şaşırtıcı bulgulardan biri, aile yapısındaki çocuk sırasıyla ilgili oldu. Analize göre "tek çocuk" olmak, 34,72'lik bir oranla en yüksek risk faktörünü oluştururken; ailede "en büyük çocuk" olmak ise suça karşı güçlü bir koruyucu faktör olarak öne çıkıyor.

Geleceğe Dair Umut En Büyük Güç: Bireysel riskleri azaltmada ve suça sürüklenmeyi engellemede en etkili psikososyal mekanizmanın çocukların içindeki "geleceğe dair umut ve beklenti" olduğu tespit edildi. Müzik, spor ve kültürel aktivitelerin de çocukları suç dünyasından uzak tutan en anlamlı koruyucu kalkanlar olduğu kanıtlandı.

Dijital Tehditler İlk Sırada: Sosyal medya üzerinden gelen tehditler ve şiddet içerikli dijital oyunlar, günümüz çocukları için çağdaş risk faktörleri listesinin en üst sırasına tırmandı.

"Çocuklarımızı Korumak İçin Proaktif Bir Kalkan İnşa Ettik"

Programın açılışında konuşan EYAD Yönetim Kurulu Başkanı ve Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, projenin toplumsal önemine dikkat çekti. Etyemez şu ifadeleri kullandı:

"Büyük bir inançla nihayete erdirdiğimiz bu proje, ülkemizin geleceği olan evlatlarımızıkorumak adına atılmış tarihi bir adımdır. Hepimiz biliyoruz ki, bir toplum geleceğini riske atmak istemiyorsak, önce çocuklarını risklerden korumak zorundadır. Suç oluştuktan sonra müdahale eden anlayışın ötesine geçerek; evlatlarımızı suça, bağımlılığa ve dijital tehditlere karşı koruyacak bilimsel bir kalkan inşa ettik."

İçişleri Bakanlığı: "Gerçek Kalkınma Hassas Halkaları Korumakla Başlar"

Kamu-STK iş birliğinin en müstesna örneklerinden birinin sergilendiğini belirten İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise projenin önemini şu sözlerle aktardı:

"Gerçek ve kalıcı kalkınma; yalnızca ekonomik göstergelerle değil, toplumun en hassas, en kırılgan halkalarının koruyucu bir şemsiye altına alınmasıyla mümkündür. Devletimizin gücünü milletimizin kadim vicdanıyla sahaya yansıtan sivil toplum kuruluşlarımızı desteklemeyi stratejik bir görev kabul ediyoruz. Bu proje, kağıt üzerinde kalmayan, sahada rasyonel ve geleceğe dönük kamu politikalarına temel taş oluşturacak devasa bir başarıdır."

35 Haftalık Kesintisiz Saha Uygulaması

Proje yalnızca teorik bir algoritmayla sınırlı kalmadı; eş zamanlı olarak belirlenen 20 çocukla tam 35 hafta boyunca kesintisiz koruyucu ve önleyici gelişim faaliyetleri yürütüldü. Çocukların bilişsel ve sosyal gelişimleri için robotik kodlama, tiyatro, spor ve kültür atölyeleri kurularak risk profillerinin sahada nasıl minimize edilebileceği somut olarak kanıtlandı.

Uzmanlar, bu erken uyarı ve risk algoritması sisteminin ulusal düzeyde kurumsal altyapılara entegre edilmesi halinde, önümüzdeki yıllarda suça sürüklenen çocuk oranlarında çok ciddi bir düşüş yaşanabileceğini öngörüyor.