Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Lokman Aylar Yapmış Olduğu Basın Açıklamasında Şu İfadelere Yer Verdi:
Şehitlerimizin aziz emaneti olan ailelerimiz ve vatan uğruna bedel ödeyerek gazi olan kardeşlerimiz, milletimizin gönlünde her türlü siyasi tartışmanın ve günlük polemiğin üzerinde, müstesna bir yere sahiptir.
Onların taşıdığı üniforma, göğüslerindeki madalya ve fedakârlıkları; bu devletin bağımsızlığının, milletimizin bekasının ve bayrağımızın hangi bedeller ödenerek bugünlere taşındığının en güçlü hatırlatıcısıdır.
Bu nedenle Ankara Güvenpark’ta hak ve taleplerini dile getirmek amacıyla bulunan gazilerimiz ve şehit ailelerimizle ilgili yaşanan son tablonun bizleri derinden üzdüğünü ifade etmek isteriz.
Buradan Şehit Ailelerimiz ve Gazilerimiz üzerinden siyasi ilgi toplamaya çalışan gruplara sesleniyoruz. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz, siyasi kışkırtmalar için kullanabileceğiniz proje malzemeleri değildir. Şehide ve gaziye yapılabilecek en büyük saygısızlık budur.
Elbette kamu düzeninin korunması devletimizin asli görevlerinden biridir. Devletimizin kurumlarının kamu düzenini sağlama sorumluluğuna saygımız tamdır. Ancak söz konusu olan şehit ailelerimiz ve gazilerimiz olduğunda, devletimizin gücü kadar şefkati, sabrı, anlayışı ve ikna kabiliyetinin de en güçlü şekilde ortaya konulmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz.
Bizim arzumuz; devletimiz ile gazilerimizin hiçbir zaman karşı karşıya gelmemesidir. Çünkü gazi, devletimizin ve milletimizin baş tacıdır.
Şehit aileleri ise bu milletin en kıymetli emanetlerindendir. Onların meseleleri, devletimizin ilgili kurumlarıyla kurulacak güçlü iletişim, istişare ve karşılıklı anlayışla çözülebilecek meselelerdir.
Burada hakkaniyet adına önemli bir hususun da teslim edilmesi gerekir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve geldiği günden bugüne şehit ailelerimize ve gazilerimize gösterdiği yakınlık, verdiği önem ve onların haklarının geliştirilmesi yönündeki iradesi kamuoyunun malumudur. Şehitlerimizin ailelerini ve gazilerimizi devletimizin emaneti olarak gören bu yaklaşımın, bugün karşı karşıya olduğumuz meselelerin çözümünde de belirleyici olacağına inanıyoruz.
Nitekim yakın zamanda vakfımızın da gayretleriyle yasalaşan ve şehit ailelerimiz ile gazilerimizin haklarına yönelik önemli düzenlemeler içeren kanun, uzun yıllardır çözüm bekleyen bazı meselelerin giderilmesi bakımından kıymetli bir adım olmuştur.
Söz konusu düzenlemeyle ekonomik, sosyal ve özlük haklarında çeşitli iyileştirmeler yapılmış; bazı mağduriyetlerin giderilmesi yönünde önemli bir irade ortaya konulmuştur.
Biz bu düzenlemeyi küçümsemiyor, aksine önemli ve değerli bir kazanım olarak görüyoruz.
Ancak aynı zamanda açık yüreklilikle ifade ediyoruz ki yapılan düzenleme, bütün meselelerin sona erdiği anlamına gelmemektedir.
Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakları konusunda hâlâ üzerinde çalışılması, geliştirilmesi ve çözüme kavuşturulması gereken hususlar bulunmaktadır.
Bizim görevimiz; yapılan güzel işleri görmezden gelmek olmadığı gibi, eksik kalan meseleleri de gündemden düşürmek değildir. Yapılanları takdir ederken eksik kalan hususları da devletimizin ilgili makamlarıyla istişare içerisinde gündeme getirmek ve çözüm için gayret göstermektir.
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı olarak beklentimiz; gerçekleştirilen yasal düzenlemelerin bir son değil, şehit ailelerimiz ve gazilerimizin haklarının daha ileriye taşınacağı yeni adımların başlangıcı olmasıdır.
İnanıyoruz ki devletimiz, milletimizin fedakâr evlatlarının haklı taleplerini karşılayacak iradeye, imkâna ve vicdana sahiptir.
Biz de bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Ne yapılan iyiliği inkâr edeceğiz ne de eksik kalan hakkın peşini bırakacağız.
Çünkü bizim meselemiz siyaset üstüdür. Bizim meselemiz; şehidimizin emaneti, gazimizin hakkı ve devletimizin güçlü bir şekilde geleceğe taşınması meselesidir.
Tam da bu noktada, içinde bulunduğumuz dönemin hassasiyetine özellikle dikkat çekmek istiyoruz.
Türkiye, terör örgütlerine karşı verdiği uzun ve ağır mücadelenin ardından, milletimizin yıllardır özlemini duyduğu Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda tarihi bir süreçten geçmektedir.
Devletimizin terörle mücadelede ortaya koyduğu kararlılık ve elde ettiği başarı, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlıkları sayesinde milletimizin ortak gururudur.
Böylesine hassas bir dönemde atılacak her adımın, söylenecek her sözün ve yapılacak her eylemin yalnızca bugünü değil, Türkiye'nin yarınını da düşünerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bu hassasiyet, gazilerimizin ve şehit ailelerimizin haklı taleplerinden vazgeçmesi anlamına kesinlikle gelmemektedir.
Tam aksine, haklı taleplerin daha güçlü, daha etkili ve sonuç alıcı biçimde dile getirilmesi anlamına gelmektedir.
Hak aramak haktır. Talep etmek haktır. Eksikliği dile getirmek haktır.
Gazilerimizin ve şehit ailelerimizin haklarını savunmaları son derece meşrudur ve saygıdeğerdir.
Ancak bu haklı mücadelenin, kötü niyetli kişi veya grupların istismarına ve provokasyonlarına açık hale getirilmemesi de büyük önem taşımaktadır.
Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yıllardır taşıdığı onur, vakar ve milletimiz nezdindeki müstesna itibar hiçbir provokasyonun gölgesinde bırakılmamalıdır.
Bu nedenle haklı taleplerin; gerilimi artıracak, toplumda ayrışmaya yol açacak veya şehit ailelerimizle gazilerimizi devletimizin güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirecek yöntemlerden uzak durularak dile getirilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz.
Özellikle altını çizmek isteriz ki;
Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz ile Emniyet Teşkilatımız birbirinin karşıtı değildir.
Emniyet Teşkilatımızın içerisinde de bu vatan uğruna şehit ve gazi olmuş nice kahramanımız bulunmaktadır. Dolayısıyla aynı milletin evlatlarını karşı karşıya getirecek hiçbir görüntünün ortaya çıkmasını istemiyoruz.
Yaşanan olayın bizlerde oluşturduğu üzüntünün temelinde de tam olarak bu hassasiyet bulunmaktadır.
Gazilerimizin incitilmesini, şehit ailelerimizin gönlünün kırılmasını istemiyoruz.
Aynı şekilde, görevini yapmak durumunda olan güvenlik güçlerimizin de şehit ailelerimiz ve gazilerimizle karşı karşıya kalmasını istemiyoruz.
Bizim çağrımız çatışmaya değil, diyaloğa;
gerilime değil, istişareye;
karşı karşıya gelmeye değil, aynı masada çözüm aramaya yöneliktir.
Gazilerimizin haklı taleplerinin en güçlü karşılığını bulacağı yerin; devletimizin ilgili kurumlarıyla kurulacak samimi istişare mekanizmaları, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı ve hukukun üstünlüğü içerisinde yürütülecek demokratik süreçler olduğuna inanıyoruz.
Çünkü devletimiz bizim devletimizdir.
Güvenlik güçlerimiz bizim evlatlarımızdır.
Gazilerimiz bizim gururumuzdur.
Şehit ailelerimiz bizim emanetimizdir.
Hiçbirinin birbirine karşı konumlandırılmasına müsaade edilmemelidir.
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı olarak;
Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin bütün haklarının takipçisi olmaya,
eksik kalan düzenlemelerin tamamlanması için mücadele etmeye,
devletimizin ilgili kurumlarıyla istişare içerisinde çözüm üretmeye,
yapılan olumlu düzenlemeleri takdir ederken eksik kalan hususları da yapıcı bir anlayışla gündeme getirmeye,
şehitlerimizin aziz hatırasına, gazilerimizin onuruna, güvenlik güçlerimizin fedakârlıklarına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibarına yakışan bir dil ve anlayışı savunmaya devam edeceğiz.
Bu süreçte gazilerimizin ve şehit ailelerimizin haklı taleplerinin yanında olduğumuzu bir kez daha açıkça ifade ediyoruz.
Ancak aynı zamanda bütün gazilerimizi ve şehit ailelerimizi; haklı mücadelelerini istismar etmek isteyen kişi ve çevrelere karşı dikkatli olmaya, provokasyonlara fırsat vermemeye ve milletimizin birlik ve beraberliğini zedeleyecek hiçbir girişimin parçası olmamaya davet ediyoruz.
Çünkü gazilerimizin vakarına en çok yakışan şey, haklılığını korurken sağduyusunu da korumaktır.
Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmanın en güzel yolu ise onların uğruna can verdiği devletimizin ve milletimizin birlik ve beraberliğini muhafaza etmektir.
Devletimiz güçlüdür.
Milletimiz vefalıdır.
Gazilerimiz bizim gururumuzdur.
Şehit ailelerimiz bizim emanetimizdir.
Ve biz inanıyoruz ki devletimiz, kendi evlatlarının haklı taleplerini çözecek iradeye, imkâna ve vicdana sahiptir.
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı olarak;
Bu meselede haklı taleplerin yanında olmaya,
çözüm için devletimizin ilgili kurumlarıyla istişare etmeye,
eksik kalan hakların tamamlanması için mücadele etmeye,
gazilerimizi ve şehit ailelerimizi provokasyonlara karşı uyarmaya,
Emniyet Teşkilatımız başta olmak üzere devletimizin kurumlarıyla karşı karşıya gelmeyi değil, güçlü bir iletişim ve çözüm zeminini savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü biz biliyoruz:
Bu mesele bir siyasi hesaplaşma meselesi değildir.
Bu mesele, vatan için bedel ödeyenlerin hakkını teslim etme meselesidir.
Ve bu emanete sahip çıkmak, hepimizin boynunun borcudur.





