Gazeteci Bayram Polat, İstanbul Saraçhane’deki sokak çağrılarının ardından yaşanan protestolarla ilgili  sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Polat, siyasetin bedelini Anadolu’nun masum çocuklarının ödememesi gerektiğini vurguladı.

Medya Ankara Genel Yayın Yönetmeni Bayram Polat'ın özellikle dikkat çektiği isimlerden birisi Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Hazırlık Sınıfı öğrencisi Ömer Faruk Can oldu. Henüz 18 yaşındaki Ömer Faruk’un, siyasetten uzak, sadece eğitim hayatına odaklı bir genç olduğunu vurgulayan Polat, yaşananları şu sözlerle özetledi:

Siyasi hesaplaşmanın kurbanları Anadolu'nun masum çocukları olmamalı!

Saraçhane'de yapılan sokak çağrılarının ardından protestolar tehlikeli bir boyuta ulaştı.

Bu gösterilere provokasyon amacıyla gelip, yakıp yıkmak isteyenler olduğu gibi, üniversite hocaları ve arkadaşlarının yönlendirmeleriyle demokratik hakkını kullanma niyetiyle gelen gençler de vardı. 

Bunun yanı sıra Ömer Faruk gibi ömrü boyunca hiç politik konularla ilgisi olmayan tek amacı iyi bir üniversite kazanarak okumak, vatanına milletine ailesine faydalı olmak isteyen gençler de siyasilerin sorumsuzluklarının faturasını ödemek zorunda bırakıldı.

İşte o gençlerden birisi Boğaziçi Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Hazırlık Sınıfı Öğrencisi Ömer Faruk Can. Henüz 18 yaşında, hayalindeki üniversite olan Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanabilmek için lisede 4 yıl yatılı olarak okudu, gece gündüz çalıştı ve hedefine Türkiye 535.'si olarak ulaştı.

Hiç bir zaman politik konularla işi olmadı. Ailesi tarafından milliyetçi, muhafazakar, vatansever bir genç olarak yetiştirildi. Eylemlerin olduğu gün arkadaşlarını beklerken kalabalık grubun üzerine gelmesi ile grup arasında kaldı, yere düştü ve izdihamda ezildi. Sonra polisler tarafından tutularak cezaevine götürüldü. Silivri Cezaevi'nde yaklaşık 13 gündür tutuklu.

Ailesi bir an önce evlatlarına kavuşmak için gün sayıyor. Annesi ev hanımı, babası ise devlet memuru. Babasının ömrü devlete ve millete hizmet ile suçlular ve terör örgütleri ile mücadele ile geçti.  

Ömer Faruk gibi, bu tehlikeli sokak çağrısının kurbanı olan başka Anadolu'nun yiğit çocukları varsa, bir an evvel yargı süreci titizlikle işletilmeli ve üniversitelerine ve ailelerine kavuşmalıdır. 

Adalet Bakanlığı devreye girmeli ve suçu olmayan gençler en kısa sürede tahliye edilmelidir.