Milyonlarca memur ve memur emeklisi 15 Ocak itibariyle zamlı maaşını aldı. Alınan yüzde 18,60’lık zam memurları da memur emeklilerini de memnun etmedi.
Bunun üzerine Memur-Sen ve Kamu-Sen başta olmak üzere birçok konfederasyon ve sendikalar sahaya çıkarak “refah payı ve ek zam” çağrısında bulundu.
Geçtiğimiz Ağustos ayında yapılan 8. Dönem Toplu Sözleşme’de hükümet ve Memur-Sen zam konusunda uzlaşma sağlayamamış, memur maaşları Hakem Heyeti’ne gitmişti.
Hakem Heyeti de ufak oynamalar yapsa da verilen zam memurlar tarafından kabul görmedi.
O gün kabul görmeyen rakamların bugün maaşlara yansıdığında ne kadar haklı olunduğu açıkça görülüyor.
Sözü çok uzatmayalım peki memur ve memur emeklileri ne istiyor.
Kira yardımı yapılmasını,
Bayramlarda asgari ücret oranında ikramiye verilmesini,
Gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesini,
Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışanların Genel İdare Hizmetler Sınıfına geçirilmesini,
Toplu Sözleşme yasasının değişitirilmesini (asıl sorun burası),
Disiplin affının çıkmasını, birinci dereceye gelenlere 3600 ek gösterge verilmesini isitiyor.
Memurların bu talepleri hem gerçekçi hem de seçim zamanları dile getirilen vaatler arasında.
Ancak seçim zamanı vaat edilen bu maddeler toplu sözleşme masasına geline maliye bürokratları tarafından “geç” ifadesi ile dikkate dahi alınmıyor.
Sendikalar ne isterse istesin Maliye zaten ne vereceğini önceden belirleyip masaya geliyor.
Yapılan toplantılar “dostlar alışverişte” görsünler mantığından öteye gitmiyor.
Burada Memur sendikalarını suçlamıyorum çünkü onların elini, dilini, kolunu bağlayan bir kelepçe var.
Bu kelepçenin adı 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu.
Bu kanun grev hakkı tanımıyor, toplu sözleşme zamanını kısıtlıyor, Hakem Heyetinin yapısını hükümet ağrılıklı oluşturuyor.
Yani tamamen Kamu İşveren Heyeti’nin istekleriyle uyumlu bir yasa.
Memur-Sen bu yasanın değiştirilmesi için uzun süredir mücadele ediyor. Bu yasanın değiştirilmesi için Toplu Sözleşme hükmü bulunsa da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çalışma yapmıyor gibi görünüyor.
Uzun lafın kısası memurlar sendikaları suçlamak yerine 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun değiştirilmesini istemeli, bunu sürekli gündem de tutmalı.
Aksi takdirde Memur-Sen yetkiyi kaybetse Kamu-Sen de gelse, KESK de gelse, Birleşik Kamu İş de gelse tiyatro değişmeyecek.
Hepsi aynı kelepçeye takılacak.