Gazetecilik meslek olarak özünü korumaya devam etse de, yapısal olarak büyük bir dönüşüm yaşıyor. Geleneksel medya kabuk değiştiriyor, dijital platformlar haberciliğin yönünü belirliyor, yapay zekâ ise mesleğin geleceğini yeniden şekillendiriyor. İşte böylesine kritik bir dönemde, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) Kırşehir'de düzenlediği 12. Dijital Medya Çalıştayı, basın ve medyanın farklı alanlarından hem tecrübeli, hem de yenilikçi isimleri mesleğin ruhuna sahip çıkmak için bir araya getirdi.
Anadolu'nun kalbinde, önemli bir kültür ve tarih şehri olan Kırşehir'in ev sahipliği yaptığı TİGAD Dijital Medya Çalıştayı mesleğin gelişimine katkısının yanı sıra Türkiye'nin dört bir tarafından gelen yerel ve ulusal medya kuruluşlarından 110 gazetecinin günümüzden geçmişe yolculuk yaptığı anlamlı bir etkinliğe dönüştü.
Başta Kırşehir Valisi Sayın Murat Sefa Demiryürek olmak üzere Kırşehir protokolünün üst düzey katılım sağladığı ve büyük bir ehemmiyetle misafirperverlik gösterdiği program gazetecilik mesleğine verilen değeri gösterirken, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Abdulkadir Çay ve Ankara Bölge Müdürü Sayın Atakan Çelik'in de davete icabet etmesi çalıştayı daha da anlamlı hale getirdi. Çünkü gazeteciler aynı zamanda mesleğe dair fikir ve görüşlerini ilgili makama da arz etme fırsatı bulmuş oldu.
Bu organizasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri, şehrin tüm dinamiklerinin ortak bir amaç etrafında kenetlenmesiydi. Kırşehir Valiliği, Kırşehir Belediyesi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, sivil toplum kuruluşları, yerel basın temsilcileri, milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri hem misafirleri Kırşehir'e yakışır bir şekilde ağırlamak, hem de Kırşehir'i Türkiye'ye en doğru şekilde anlatmak için tek yürek olurken üzerine düşen hiç bir sorumluluktan da kaçınmadı.
En önemli pay sahibi şüphesiz Big Thermal Otel sahibi Kırşehirli iş insanı Sayın Ercan Malkoç ise bu programın konaklama sponsoru olarak Kırşehir'in gelecek vizyonu için önemli bir adım atmış oldu.
Kültür gezileri sırasında bu kadim şehrin neden özel bir yere sahip olduğunu daha yakından görme fırsatı bulduk. Cacabey Medresesi'nde yüzyıllar öncesinin bilim anlayışına tanıklık ederken, Ahi Evran Türbesi ve Ahilik Müzesi'nde Anadolu ticaret ahlakının temel taşlarını yeniden hatırladık. Zanaatkârlar Çarşısı'nda Ahiliğin yalnızca geçmişte kalmış bir öğreti olmadığını, hâlâ yaşayan bir kültür olduğunu gördük.
Aşıkpaşa Türbesi'nde Türkçenin köklerine selam verirken, Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi'nde Anadolu'dan yükselen bu sesin tesadüfen neşet etmediğine şahit olduk. Bozlakların yankılandığı bu topraklarda, tek bir sanatçının değil; geçmişten günümüze kültürel bir hafızanın yaşatıldığını hissettik.
Kaman'daki Japon Bahçesi ve Arkeoloji Müzesi ise Kırşehir'in yalnızca geçmişiyle değil, uluslararası kültürel iş birlikleriyle de dikkat çeken bir şehir olduğunu gösteriyordu.
Belki de bu gezinin en anlamlı tarafı, Anadolu'nun manevi iklimini hissettirmesiydi. Yunus Emre'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Ahi Evran'ın ve Neşet Ertaş'ın izleri arasında dolaşırken, bu coğrafyanın yalnızca tarih üretmediğini; insan yetiştirdiğini de bir kez daha anladık. Bu şehrin yetiştirdiği büyük gazeteci rahmetli Uğur Mumcu'yu da yad etmeden geçmedik.
Çalıştay boyunca bizleri ağırlayan organizasyon ekibinin gösterdiği misafirperverlik ise ayrıca takdiri hak ediyor. Başta TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel olmak üzere, organizasyonun gerçekleşmesinde büyük emek veren TİGAD Ankara Temsilcisi Kırşehirli Gazeteci Erdem Yeşer ve TİGAD Kırşehir İl Temsilcisi Fahrettin Toker'in gayretleri her ayrıntıda hissediliyordu. İşin mutfağında büyük bir emek ve fedakarlığın olduğu bu organizasyon her yönüyle Kırşehir'e değer kattı. Belki de Kırşehir'de bu kadar geniş kapsamlı bir medya organizasyonu ilk defa yapıldı.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen meslektaşlarımızla kurduğumuz dostluklar, yaptığımız mesleki değerlendirmeler ve paylaştığımız tecrübeler, çalıştayın en değerli kazanımları arasında yer aldı. Dört gün boyunca yalnızca haberciliği konuşmadık; dayanışmayı, meslek ahlakını ve birlikte üretmenin gücünü de yeniden hatırladık.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nde yerinde gördüğümüz geliştirilmekte olan projeler ise tarımsal üretimde ve konaklama alanında metodolojiye yeni bir yön tayin edecek yenilikler barındırıyor.
Kırşehirli iş insanı Mustafa Düger'in kurucusu olduğu Mustafa Düger Vakfı vasıtasıyla uygulamaya başladığı "Adımı Sen Koy" projesi ise Kırşehir'in iki değerinin Ahi ve Neşet isimleri ile yeni hayatlarda anlamını sürdürmesi şehrin hafızasını da diri tutmaya devam edecek.
Kırşehir'den ayrılırken aklımda şu düşünce kaldı:
Bazı şehirler tarihiyle öne çıkar, bazıları kültürüyle... Kırşehir ise bunları harmanlayarak yaşatmaya devam eder ise ahilik ve abdallık kültürünün ruhu ebediyen bu şehrin görünen yüzü olmayı sürdürür. Ahilikten gelen birlik ruhunu, Anadolu misafirperverliğini ve kültürel zenginliğini hâlâ yaşatan bu şehirde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duydum.
Eminim ki tüm gazeteci arkadaşlarım bu güzel şehrin kültür elçileri olacaklardır.
Bir sonraki TİGAD çalıştayında buluşmak ümidiyle.