Bazı vedalar vardır; sessiz olmaz. Bazı ayrılıklar vardır; bir şehrin kalbinde yankılanır. Ve bazı insanlar vardır ki, görev yaptıkları şehirden ayrılırken arkalarında sadece imzalanmış evraklar, açılış kurdeleleri ya da protokol fotoğrafları bırakmazlar. Onlar, bir şehrin hafızasında iz bırakır, gönlünde yer edinir, insanının duasına karışır. Çankırı Valisi iken Iğdır Valiliği görevine atanan Mustafa Fırat Taşolar’ın Çankırı’ya vedası işte tam olarak böyle bir veda oldu.

Valilik binasının önünde toplanan kalabalığı gördüğümde, orada sadece bir görev değişiminin yaşanmadığını anladım. O kalabalık, sıradan bir protokol uğurlaması değildi. O kalabalık; bir evladını askere gönderir gibi bakan anaların, bir kardeşini yolcu eder gibi yutkunan gençlerin, bir dostunu uğurlar gibi gözleri dolan yaşlıların kalabalığıydı. O gün Valilik binasının önünde bir şehir, kendisinden bir parçayı uğurluyordu.

Mustafa Fırat Taşolar’ın kalabalığı görünce duygulanması, gözlerinin dolması, sesinin titremesi hiç de şaşırtıcı değildi. Çünkü o sevgi yapay değildi. O sevgi, zorla oluşturulmuş, talimatla organize edilmiş bir tablo değildi. O sevgi; samimiyetin, sahiciliğin, halkla iç içe olmanın, kibirsizliğin ve devlet adamlığı ahlakının bir sonucuydu. Bir vali düşünün ki, halk onu makamından çok sokakta tanısın. Bir vali düşünün ki, resmi törenlerden çok, bir vatandaşın derdini dinlerken hatırlansın. İşte Çankırı’nın gözyaşları bunun içindi.

Whatsapp Image 2026 01 17 At 09.25.48

Çankırılılar, Taşolar’ı kendilerinden biri olarak gördü. Çünkü o, hiçbir zaman Çankırı’nın üstünde duran bir isim olmadı. Çankırı’nın içinde, Çankırı’nın arasında, Çankırı’nın insanıyla yan yana duran bir vali oldu. Pazarda esnafla sohbet eden, köyde yaşlı bir amcanın elini tutan, bir çocuğun başını okşayan, bir annenin derdine kulak veren bir devlet adamı profili çizdi. Devletin soğuk yüzünü değil, şefkatli elini temsil etti.

Bugün Çankırı’da “Çankırı kaybetti, Iğdır kazandı” sözleri boşuna söylenmiyor. Bu bir temenni değil, bu bir tespittir. Çünkü Çankırılılar bir vali değil, bir gönül insanını uğurladı. Bir şehir, kendisini anlayan, hisseden, dert edinen bir yöneticisini kaybettiğini düşünüyor. Ve bu düşünce, insanın içini acıtan bir boşluk bırakıyor.

Vali Taşolar’ın vedasında gözyaşları vardı çünkü arada gerçek bir bağ kurulmuştu. Bu bağ, makamla kurulan bir bağ değildi. Bu bağ, insanla kurulan bir bağdı. Günümüz Türkiye’sinde yöneticilerle halk arasındaki mesafenin giderek açıldığı bir dönemde, Mustafa Fırat Taşolar bu mesafeyi kapatmayı başaran ender isimlerden biri oldu. O, devlet ile vatandaş arasında bir duvar değil, bir köprü oldu.

Bir valinin arkasından böyle bir sevgi selinin oluşması, üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken bir durumdur. Çünkü bu tablo bize şunu söylüyor: İnsanlar artık sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor. Sadece talimat duymak istemiyor, merhamet görmek istiyor. Sadece protokolde görülmek istemiyor, hayatın içinde hissedilmek istiyor. Taşolar, bu ihtiyacı fark eden ve buna göre davranan bir yönetici oldu.

O gün Valilik binasının önünde yükselen hüzünlü bakışlar, boğazda düğümlenen cümleler, yarım kalan vedalar aslında bir teşekkürdü. Sessiz ama derin bir teşekkür. “Bizi yalnız hissettirmedin” demenin, “Devletin sıcak yüzünü gösterdin” demenin, “Bizden biri oldun” demenin en içten haliydi.

Elbette görevler gelip geçicidir. Makamlar değişir, şehirler değişir, sorumluluklar değişir. Ancak insanın bıraktığı iz kolay silinmez. Mustafa Fırat Taşolar, Çankırı’da adını bir tabelaya değil, insanların kalbine yazdırdı. Bu da her yöneticinin ulaşamayacağı bir mertebedir.

Bugün Iğdır, yeni bir valiyi değil; tecrübeyi, samimiyeti, insan odaklı yönetim anlayışını kazanıyor. Iğdır halkı belki bugün bunun farkında olmayabilir ama Çankırı’nın yaşadığı bu veda, Iğdır için güçlü bir işarettir. Çünkü Çankırı’nın gözyaşları, Iğdır’ın umududur.

Çankırı ise bir süre bu boşluğa alışmaya çalışacak. Sokakta karşılaşıp selam verdiği, bir derdini anlatabildiği, yüzünde tebessüm gördüğü valisini özleyecek. Ancak şunu da bilecek: Bazı insanlar gider ama bıraktıkları izler kalır. Bazı vedalar acıtır ama aynı zamanda gurur verir.

Mustafa Fırat Taşolar’ın Çankırı’dan ayrılışı, bir şehrin kalbinden kopan sessiz bir parçadır. Ve bu parça, Çankırı’nın hafızasında uzun yıllar yerini koruyacaktır. Çünkü bu veda, sıradan bir tayin değil; bir gönül hikâyesinin hüzünlü ama onurlu finalidir.

Kalın Sağlıcakla…

Okan GEÇGEL