Bu dünya bir imtihan meydanıdır. Bizler Allah’a iman ve itaat etmekle mükellefiz. Allah indinde din tektir, onun adı da İslamiyet’tir. Müslümanın asli vazifelerinden biri de Allah’ın dinine yardım etmektir. Allah’ın ve onun dininin aslında yardıma ihtiyacı yoktur. Bu yardım etmekle gerçekte kendi menfaatimiz için çalışmış olmaktayız. Zira böylelikle imtihanı yüz akıyla vermekteyiz.
Allah‘ın dinine yardım hususunda bakınız Allah mealen ne buyurmaktadır:
Ey iman edenler! Siz Allah‘ın dinine yardım ederseniz, oda size yardım eder ve size sebat verir. (Muhammed -7)
“Allah‘ın dinine yardım” cihat ve tebliğle olur. İslam beldesi küffar tarafından işgal edildiğinde cihad ile, Darülislam’da, münafıklara ve mürtedlere karşı irşad ve tebliğ ile.
Hazreti Adem den itibaren gönderilen yüz yirmi dört bin peygambere ve o peygamberlerin ümmetlerine tebliğ olunan ilahi hükümlerden birisi de budur. Yani Allah‘ın dinini yaymak ve cihat etmek suretiyle Allah‘ın dinine yardım etmek.
Allah, yaklaşık 350 ayeti kerimede Sarihan binden ’den fazla ayeti kerimede ise işaretten cihadı emretmektedir. İki ayeti kerimeye mealen bakalım:
“ Allah yolundan nasıl cihat etmek gerekirse öyle cihat edin. Dinine yardım etmek için sizi o seçti. “ Ve dinde üzerinize büyük güçlük te yüklemedi. Tıpkı atanız İbrahim’in dininde olduğu gibi. Evvelki kitaplarda da bu Kur’an‘da da sizi Müslümanlar olarak adlandıran o dur. Ta ki peygamber sizin üzerinize bir şahit olsun, siz de insanlar üzerine şahit olun. Öyleyse namazınızı dosdoğru kılan zekatınızı verin ve her işinizde Allah’a sarılın. Sizin dostunuz O’dur. O ne güzel dosttur ve O ne güzel yardım edicidir. ( Hac 78)
Taşları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf tutarak O’nun yolunda cihad edenleri muhakkak ki Allah sever. ( saff4)
Müslüman, cihadi terk ederse, hele hele cihad edenlere “ terörist” derse başına bir gelecek var demektir. Bu gün yeryüzünde dehşetli zulümler olmaktadır.
Allah’ın hükümleri hakarete uğramakta, Allah‘ın haram kıldıkları filler alenen işlenmekte, Allah‘ım bütün kainatı yüzü suyu hürmetine yarattığı peygamberimize hakaretler edilmektedir. Bu münkerata, bu fuhuşata, bu zulme ve İslama, Kurana ve Peygambere hakaretlere son verdirilip, küstahlara ve zalimlere hak ettikleri ders verilmezse, bu dünyanın başına bir gelecek var demektir.
Beşir tarihine baktığımızda bu kainatın sahibi olan Allah, bu azgınlığı, bu nankörlüğü, bu küstahlığı affetmez. Koca ülkeleri, koca şehirleri bile toptan helak eder. İster ismi İslam ülkesi olsun, İslam’a ihanet edilen bir beldeyi yaş ve kuru birlikte hak ile yeksan eder. Mahşer meydanında ise herkese niyetine ve ameline göre muamele eder.
Şu anda yeryüzünde ve alemi İslam’da ürkütücü bir tablo var. Çabuk aklımızı başımıza alıp kurana kulak verelim. Allah’a boyun eğip Allah’ın dinine yardım delim.
Yaşasın İslamiyet! Bizlere İslam nimettini tattıran Rabbimize hamd olsun.
Bu ülkenin Cefakar, fedakar insaları Olan bizleri yıldıramazsınız!
Ebu cehil ve yoldaşları daha mertti. Onlar açıkça inkârlarını dile getiriyor, inkârlarından dolayı ellerine silah aldıklarını söylüyorlardı. Günümüzdeki “ istemezükçüler” ise son derece namert, ikiyüzlü, korkak, haysiyetsiz kimseler. Yürekleri yetip de açıkça İslamiyet’e karşı olduklarını söyleyemiyorlar. Lafı eveleyip geveliyorlar. Yine yürekleri yetip de kendileri Müslümanların karşısına çıkmaya cesaret edemiyorlar.
Türlü hile ve desiselerle, zora düştüklerinde köle ruhlu canileri kullanarak İslamiyet’i engellemeye çalışıyorlar.
İslamiyet bütün yeryüzünden zulmü kaldırmak için gelmiştir. İslamiyet zulmün zerresini kabul etmez.
Göreceksiniz yakın zamanda Amerika’da, Avrupa’daki ve dünyanın diğer yöresindeki insanlar büyüden kurtulacak ve olup bitenleri sorgulamaya başlayacak, ondan sonra hakkı kabul edeceklerdir. O insanlar, Biz Müslümanlara haksızlık ettik, İslamiyet’e iftira attık. Menfaatleri uğruna canavarlaşan politikacıların ve karanlık mihrakların tuzağına düştük diyeceklerdir. İşte ondan sonra kitleler halinde İslam’a dönüş başlayacaktır.