Kuran ahlakı, güzel ahlakın derin, manevi yatlı, huzur ve güven dolu ortamını meydana getirir. Devlete ve millete büyük zararlar veren anarşi belası kesinlikle son bulur. Çünkü insanlar Allah’tan korkar, itaatsizlikten, bozgunculuktan şiddetle kaçınırlar. Ayrıca manevi değerlere sahip kişiler devlete ve millete sahip çıkarlar ve bu değerler için her türlü fedakârlığı yapmaktan çekinmezler.

Bu ahlaktaki insanlar daima ülkenin refahı ve huzuru için çalışırlar. Kuran ahlakının yaşandığı bir toplumda insanlar, birbirlerine karşı son derece saygılı olur ve herkes birbirinin rahatını ve güvenliğini kollar. Çünkü İslam ahlakında dayanışma, birlik ve beraberlik çok önemlidir. Her insan kendinden önce diğer insanların rahatını ve çıkarını düşünmelidir.

Kuran’da müminlerin bu ahlakı şöyle bildirilmektedir: Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ‘cimri ve bencil tutkularından’ korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. (Haşr Süresi 9)

Allah korkusu ile hareket edilen böyle bir ortamda herkes toplumun refahı için çalışır, israf yapılmaz, dayanışma, işbirliği ve karşılıklı birbirinin menfaatini gözetme olur ve bu sayede de refah seviyesi yüksek, zengin bir toplum oluşur. Böyle bir toplumda maddi yönden zenginliğin yanında, manevi yönden de bir zenginlik yaşanır. İnsanların olaylar karşısında oluşturdukları kargaşa hali, isyankâr tavırlar tamamen ortadan kalkar. Herkes tevekküllü davranır ve her soruna akılcı çözümler getirilir, her olay sükûnetle halledilir. Daima huzur ortamı içinde olan bir hayat sürdürülür. Neşe, samimiyet, sevgi, candanlık, dostluk ve kardeşlik içinde yaşanır.

Kuran ahlakına uymanın aileye getirdiği faydalar; Kuran ahlakında anne ve babaya karşı saygı vardır. Allah Kuran’da şöyle bildirmektedir: Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. “Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Banadır.” (Lokman Süresi 14)

Kuran ahlakının yaşandığı bir evde kavga, huzursuzluk, geçimsizlik olmaz. Anneye, babaya ve diğer aile fertlerine karşı son derece saygılı bir tavır gösterilir. Her zaman müjdeli ve sevinçli bir ortamda yaşanır.

Kuran ahlakına uymanın devlet sistemine getirdiği faydalar; Allah Kuran’da itaat etmeyi makbul bir ahlak olarak göstermektedir. Kuran ahlakına sahip bir insan da kesinlikle devletine karşı itaatli ve saygılı olur. Böyle toplumlarda herkes devletin ve milletin refahı için çalışır, devlete karşı gelmez aksine maddi manevi destek sağlar.

Allah’tan korkan insanların oluşturduğu toplumlarda adli olaylar hemen hemen hiç kalmaz. Şu anki toplumlarda yaşanan olayların binde biri dahi yaşanmaz. Devlet yönetimi çok rahatlar. Anarşi, terör, bozgunculuk, cinayet gibi olaylarla uğraşmak zorunda kalmayacağı için devletin bütün gücü ülkenin içte ve dışta kalkınması ve güçlenmesi için harcanır. Bunun sonucunda da çok güçlü bir devlet oluşur.

Kuran ahlakına uymanın sanata getirdiği faydalar; Kuran ahlakına uyan insanlar birbirlerine değer verir ve birbirlerini her yönden güzel ve estetik bir ortamda yaşatmaya çalışırlar. Cennete duyulan özlemden dolayı dünya şartları maksimum kullanılarak en güzel, en temiz, göze, kulağa ve tüm duyulara en güzel şekilde hitap eden ortamlar oluşturulur. Bu nedenle sanat ve estetik her yönden çok gelişir. Dindar bir insanın vicdanı da temizdir ve bu sebeple aklının üzerinde herhangi bir baskı olmaz, çok geniş düşünerek ortaya güzel ve benzersiz, taklitten uzak eserler çıkarır. Ayrıca diğer dindar insanları da hoşnut etmek, onlara güzellikler sunmak isteği ile iş yapan insanlar, samimi ve şevkli olurlar.

Kuran ahlakına uymanın eğitim sistemine getirdiği faydalar; her şeyden önce Kuran ahlakını yaşamak çocuklara ve gençlere olgunluk, akıl, gerçek neşe, rahatlık ve huzur getirir. Bazı toplumlarda gençler arasında yaygın olarak görülebilen duyarsız, vurdumduymaz karakter Kuran’a uyan gençlerde görülmez. Son derece yumuşak başlı, itaatli, geniş düşünen, fedakâr, üretici bir nesil oluşur. Gençliğin dinamizmi, heyecanı, ataklığı hep hayırlı işlere yönlendirilir. Önemli bir iş ve akıl gücü oluşur. Böyle bir ortamda öğrenciler sadece sınıf geçmek veya cezadan kurtulmak için değil, zevkle ve isteyerek devlete ve millete fayda getirmek için eğitimlerine son derece önem verirler.

Okullarda disiplin olayları tamamen ortadan kalkar. Çok huzurlu, yapıcı ve verimli bir eğitim ortamı oluşur. Öğretmenler ve öğrenciler arasında itaate, saygı ve hoşgörüye dayalı bir işbirliği oluşur. Ayrıca öğrenciler devlete, polise karşı da son derece saygılı ve itaatli olurlar, günümüzde sık sık karşılaşılan öğrenci olayları hiç yaşanmaz. Çünkü böyle bir şeyi gerektirecek ortam oluşmaz.

Kuran ahlakını yaşayan insanların bulunduğu toplumlarda, işyerlerinde de karşılıklı anlayış, işbirliği ve adalet ortamı olur. İş sahipleri çalışanlarının sağlıkları ile ilgilenir, çalışılan ortamı sağlık koşullarına en uygun hale getirir. Çok uzun süre aynı ortamda bulunacaklarını düşünerek estetik ve göze hoş gelen mekânlar hazırlatır. Emeklerinin tam karşılığını verir. Herhangi bir çalışanını kesinlikle mağdur durumda bırakmaz. Her birinin ailesinin yaşam koşullarından haberdar olur. Son derece vicdanlı davranarak, onların hamiliğini üstlenir. Güçlünün zayıfı ezdiği bir ortam asla oluşmaz. Dedikodu, başarılı birini kıskanarak onun başarısını engellemeye çalışma gibi gayri ahlaki tavırlara da rastlanmaz. Çalışanlarla işveren arasında çıkara ve birbirini dolandırmaya değil, işbirliği ve güvene dayalı bir ilişki olur. Çalışan kişi işyerinin her türlü menfaatini gözetir, “nasılsa parasını patron veriyor” diyerek israf etmez, yapabileceğinin en iyisini yapar. Ama bu güzel ahlakından dolayı da mağdur durumda kalmaz, patronu tarafından kollanır.

Allah Kuran’ı tüm insanlara yol gösterici bir rehber olarak indirmiştir işte bu nedenle Kuran son derece anlaşılır ve açıktır. Allah Kuran’ın bu özelliğini “… Size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi” ayetiyle haber vermiştir. (Maide Süresi 15)

Kuran bir müminin ömrü boyunca başvuracağı yegâne rehberdir. Tüm müminleri Kuran’ı okuma konusunda teşvik edilmelidir. Önemli olan Kuran ayetlerinin okunarak tamamının hayata geçirilmesi ve büyük bir titizlikle uygulanmasıdır.

Selam ve Dua ile

Zübeyt BOZKURT