Şeytan dedi ki; Ey Rabbim beni rahmetinden mahrum ettiğin için ben de yeryüzünde kullarına günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım. Ancak ihlaslı kulların hariç. (hıcr 15-39 -40)

Evet kardeşim! Şeytan kıyamete kadar insanoğlunu günaha sürüklemek için yemin etmiş bir varlıktır. Yüzyıllardan beri insanları saptırmak için planlar ve projeler üreten şeytan, bu konuda üst düzeyde tecrübe sahibidir.

Şeytan, zeki ve profesyonel bir varlıktır. İnsanın ve onun yapısını çok iyi bilir. Bugüne kadar milyarlarca insanla uğraşmış ve birçoğunu da günaha sürüklemiştir. Herkese ve herkeseyse göre taktik ve projeleri vardır.

Günahları ambajlayarak çekici hale getirmekte ustadır. Bu dünyada karşımıza bazen şehvet ve şöhret, bazen mal, makam, mevki, bazen güzel bir kız, bazen yakışıklı bir erkek ambalajı ile çıkabilir.

Modern dünyada teknolojide internet, bu açıdan şeytan için bulunmaz bir fırsattır.

Tarih boyunca insanoğlunu içki, kumar, zina, faiz, ırkçılık ve her türlü sapkınlıkla yoldan çıkarın şeytan, emin olabiliriz ki interneti de kendi hedefleri doğrultusunda kullanacaktır.

Sanal âlemde bazen bir arkadaşlık isteği, bazen bir video, bazen masum bir gülücük, bazen ilgi çekici bir paylaşım olarak karşımıza çıkacak olan şeytana karşı normal hayatta olduğumuzdan daha fazla teyakkuz halinde olmak zorundayız.

Bizim zaaflarımızı bizden daha iyi bilen şeytan, internet ağları üzerinden örgütlediği trollerle bize de muhakkak ulaşmaya çalışacaktır.

Şeytan da melek de insanoğluna sokularak onun kalbinden birtakım şeyler atarlar. Şeytanın işi kötülüğe çağırmak, sonu fena ve zararlı olan şeylere teşvik etmek ve hakkı yalanlamak, haktan uzaklaştırmaktır. Meleğin işi hak ve hayra, iyiliğe çağırmak ve kötülükten uzaklaştırmaktır. Kim içinde hakka, hayra, iyiliğe çağıran bir ses duyarsa bilsin ki bu Allah’tandır ve hemen Allah’a hamd etsin. Kim de içinde şer ve inkara çağıra bir fısıltı duyarsa ondan uzaklaşsın ve hemen şeytandan Allah’a sığınsın. (Tirmiz’i, tefsir 2991).

Peygamberimizin bu hadisi internet ortamında da geçerlidir. El betteki şeytan internet ortamında da bize bir takım çağrılar yaparak yanlış yollara sevk etmeye çalışacaktır. İşte bu zamanlarda meleğin sesini dinleyenler kazanacaktır. Şeytanın çağrılarına kulak verenler ise şeytanın trollerinin peşinden günahlar ve sapkınlıkları arasında sörf yapmaya devam edecektir.

Kim bilerek bir günah işler, günah yüklenir de günahları her yandan kendilerini kuşatırsa, onlar cehennemliktirler. Orada ebedi kalırlar.  (Bakara süresi 81)

Genç Asım’ın nesli kardeşim! Allah‘ın yasakladığı işleri bilerek yapmak günahtır. Günah, nefsin isteklerine boyun eğmek ve ona teslim olmaktır. Bilerek günaha dalmak Allah’a isyan etmektir. İblis Allah’a inkâr ettiği için değil ona isyan ettiği için şeytan oldu.

            Bugün internet, insan her boy, her çeşit günahı kolayca servis edebilmektedir. İnternet kablolarıyla birlikte günahlar evlerimize, hatta ceplerimize kadar girebilmektedir. Bu bakımdan modern insanın günahla imtihanı daha çetin geçmektedir.

Sanal ortamda işlenen günahların normal hayatta işlediğin günahlardan hiçbir farkı yoktur. Yani günahın sanalı olmaz. Günah günahtır. Günahın fiberi, dijitali, kotalı, kotasızı olmaz.

Peygamberimiz nerede ve nasıl olursan ol, Allah’tan kork. Bir kötülük işlersen, hemen arkasından iyilik yap ki, O kötülüğü silip süpürsün. İnsanlarla güzel geçin buyurmaktadır. (Tirmizi birr 55)

Bugün internet, Allah’tan en fazla korkulacak, şeytandan da en fazla  sığınılacak ortamlardan birine dönüşmüştür. Unutmayalım, sanal ortamda işlenen günahların cezası için sanal bir cehennem yok. İnternette işlenen günahlar da aynı cehennemde karşılık bulacaktır.

İnanın erkeklere söyle gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Gerçekten Allah yaptıklarınızdan haberdardır. İnanan kadınlara da söyle gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. (Nur 30 31)

Genç Asımın Nesli kardeşim! Günümüzde Müslümanlık kalitesi namaz, oruç, haç gibi ibadetlerin yanında internetle baş başa kaldığı zaman gösterdiğimiz tavırla da yakından ilişkilidir.

Aslı takvamız, yalnız başına internetin karşısına oturduğumuz zaman ortaya çıkar. Kimsenin olmadığı bir yer ve zamanda bir tıkla nefsimizin bütün isteklerine cevap verebilecek durumdayken belli olur.

Bizi yanlış yollara ve sapkınlığı çağıran internet dalgalarının karşısında, “ben Allah’tan korkarım”. Diyebilmek büyük ve çetin bir iştir. Bu iş ancak çağın Yusuflarının ve Meryemlerinin harcıdır.

Namazlarını özen gösterin bir Müslüman genç olabiliriz, tesettürüne dikkat eden bir Müslüman Hanım Efendi olabiliriz ancak unutmayalım ki namazımızı ve tesettürümüze bakacak olan Rabbimiz internetle baş başa kaldığımız andaki tavırlarımıza da bakacaktır.

Hele hele İslam’ı yaşama derdinde Bir genç isek, şeytan bize İnternet ve sosyal medya üzerinden en uzman ve profesyonel adamlarını yollayacaktır.

Eğer imtihan bekliyorsak bilmeliyiz ki en büyük imtihanlardan birini internet ve sosyal medya üzerinde yaşayacağız. Belki sabah namazına kalkarken yaşadığımız zorluktan daha büyük bir sınavı internetim karşısında vereceğiz.

Ama unutmayalım ki, sanal dünyanın haramlarına karşı elde ettiğimiz başarı  hem normal hayatımızda hem de manevi hayatımızı cennete giden yolda önümüzü açacaktır.

And olsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah‘ın Resulünde güzel bir örnek vardır.  (Ahzap 21)

Asım’ın nesli kardeşim! Peygamberler insanlara örnek olsunlar diye gönderilmişlerdir. Bizim Peygamberimiz Hazreti Muhammed de bize örnek olsun diye gönderilmiştir. Bizler hayatımızın her alanın da Peygamberimizi örnek almak ve onun gibi yaşamak zorundayız. Nasıl namazımızı Efendimiz gibi kılıyor, orucu onun gösterdiği şekilde tutuyor, haccımızı onu örnek alarak yapıyorsak, günlük hayatımızda da her işimizi Peygamberimizi örnek alarak yapan Müslümanlardan olmak zorundayız.

Düşün ki Peygamberimiz bir gün ziyaretine gelse; onun hayatının her anını açabilir misin? Onu arkadaşlarınla tanıştıra bilir misin? İzlediğin televizyon kanallarını ona da izletebilir misin?

Sanal alemdeki profilini, Facebook sayfanı, paylaşımlarını, beğenilerini, seni beğenen arkadaşlarını, attığın twitleri, Peygamberimize gönül rahatlığı ile gösterebilir misin?

Peygamberimiz internet explorer geçmişini, izlediğin videoları, sana gelen ve senin gönderdiğin mailleri; Instagram hesabını rahatlıkla açabilir misin?

Eğer bu sorulara “evet “diyorsan sevinebilirsin, çünkü sen internet imtihanında doğru bir yoldasındır. Yok, eğer, “Aman yarabbi, ya Peygamberimiz hayatımı, arkadaşlarımı ve sanal uygulamalarımı görürse ben onu yüzüne nasıl bakarım”. Diyorsun artık yaşantını dikkatle gözden geçirmen gerekiyor demektir.