Allah’a hamd eder, O’na sığınırız. O’ndan bağışlama dileriz. O’ndan yardım isteriz. Kendi nefislerimizin kötülüğünden, amellerimizin şerrinden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini yoldan alıkoyacak yoktur. O’nun hidayete erdiremediğini de yola getirecek yoktur.
Her şeyi bir kaderle yaratan, her kadere bir ecel takdir eden, her eceli de Levh i mahfuzda kaydeden Allah’a hamd ederiz.
Yükselten, alçaltan, mağfiret eden,
Her bir ayrıntı ilminde gizli iyi kullarının günahlarına örten,
Müminlere yardım eden iman etmeyen nankörleri helak eden,
Dünyayı isteyeni dünyasına kavuşturan ahireti isteyene cennet yollarını kolaylaştıran Rabbimize hamd ederiz.
Yerde ve göklerde bulunan her zerre adedince kendisini şükrederiz.
Müminlerden isteyenlere muhabbetini iyi yakınlığını bahşeden,
Peygamberler arasından en seçkin olanı bu ümmete göndererek ümmetin Muhammed’i insanlık için çıkarılmış en hayırlı Ümmet yapan,
Rızasına, sevgisine ve cennete nail olmak için iyiliklere koşup bu uğurda yarışanlara karşılığını müjdeleyen Rabbimize hamd ederiz.
Ümmetine kıyamet günü şefaat etmek için Rabbine niyaz eden, duası kabul olunca şükür secdesine giden,
Kendisini görmediği halde O’na iman eden kardeşlerine selam eden Resulullah’a selam ederiz.
Ümmetine imanı, ibadeti, ahlakı Rabbinin istediği şekilde öğreten,
Önüne serilmiş dünyaya tenezzül etmeden hem Allah’ın kulu hem de peygamberi olarak yaşayan,
Hikmetle dinleyen vahyi ile konuşan, ahlak ile hareket eden,
Allah’ın ve meleklerin kendisini salat ettiği Peygambere (sav) biz de selat vesselam ederiz.
Onun ilk dinleme şerefine ulaşmış ve Allah’ın razı olduğu asabi kiramın selat vesselam ederiz.
“Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur, hiç şüphesiz Sen işitensin, bilensin. Ey bizim Rabbimiz! Hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen Müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen Müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tövbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.
Mevlâna’nın da Dediği gibi;
Ey âlemin yaratıcısı!
Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdetâ taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin. Bizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al. O nefis bıçağı kemiğe dayandı.
Ey Allah’ım, zelil olmaktan ve zillete uğramaktan sana sğınırız.!
Ey Allah’ım, beni, bana nasip etmeyeceğin bir emelin peşine düşürme!
Ey Allah’ım Ben’i Ben’den al ama Ben’i Sen’den uzak eyleme!
Selam ve Dua ile
Zübeyt BOZKURT